Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar .... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davaya konu muhdesatın üzerinde bulunduğu, tarafların miras bırakanı.... adına tapuda “Mağazaya havi iki katlı kâgir ev” niteliği ile kayıtlı, 149 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 16.06.1976 tarihinde yapıldığı ve tespitin 03.08.1978 tarihinde kesinleştiği, kadastro tespitinde var olan muhtesatın davaya konu edildiği, davanın ise az yukarda açıklanan 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 30.12.2010 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre, mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar... ve ...’ın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacılardan alınmasına, 27.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy