Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 111 ada 40 ve 125, 113 ada 131 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 111 ada 40 ve 125, 113 ada 131 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların mülkiyetinin devri hususunda kanunlarımızda herhangi bir şekil şartı öngörülmemiş olup menkul hükmüne tabi bu taşınmazların mülkiyetinin zilyetliğinin devir ve teslimiyle gerçekleşeceği, somut olayda lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini kanıtlama yükümlülüğünün de davacı taraf üzerinde olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı taraf satın aldığını iddia ettiği taşınmazlarda, satın alma tarihinden sonra malik sıfatıyla ve sürekli olarak zilyet olduğunu kanıtlayamamıştır. Kuşkusuz davacı ...'ın satış senedinde gösterilen bedelleri istemek üzere genel mahkemede dava açma hakkı mahfuz bulunmaktadır.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava konusu 111 ada 40 ve 125, 113 ada 131 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı tarafın tespit tarihine kadar 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen nizasız fasılasız 20 yıllık iktisap sağlayan süreye ulaşan ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacıdan alınmasına, 14.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy