Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 338 ada 3 ve 5 parsel sayılı 499,42 m2 ve 563,88 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 309 ada 7 parsel sayılı 505,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle ........... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 338 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davacı tarafın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 338 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacılardan alınmasına,
2-Davacılar ...... ve ...'ın dava konusu 309 ada 7 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu 309 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...........’dan kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık muris ...........’ın sağlığında taşınmazları davacı tarafın miras bırakanı ...........’a bağışlayıp bağışlamadığı noktasında toplanmaktadır. Kural olarak; bağışlamaya dayanan taraf bu olguyu ispatlamak zorundadır. Somut olayda, ispat yükü kendisine ait olan davacı taraf bağışlamayı kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı tarafın zilyetliğinin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 309 ada 7 parsel sayılı taşınmazda mirasçıların paylarının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazın payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken paylar belirlenmeden tespit gibi tapuya tescil hükmü kurulması isabetsiz olduğu gibi ........... mirasçısı davalı ........... (.....) davacıların davasını kabul ettiğine göre, ........... (.....)’a düşecek miras payının hesaplanarak söz konusu payın miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmemesi dahi isabetsiz olup, davacı ... ve ...’ın temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 309 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA, 31.1.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.