Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tarafın tam kusurlu olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Kusur oranının ve gerçek zararın belirlenmesi hâkimin hukuki bilgisi ve genel hayat tecrübelerine göre değerlendirebileceği bir konu olmayıp, uzman bilirkişi incelemesini açık bir anlatımla özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, kazı yapılmadan önce kablo güzergahının deplasesi için bildirimde bulunulmuş olsa dahi telefon hattı bulunduğu bilinen yerleşim merkezindeki bir yerde kazı çalışması yapan davalı şirketin kazıyı yaparken daha dikkatli çalışması ve gerekirse kazıyı elle yaptırması gerekir. Bu olgu ve hasarın davalı şirketin yapım çalışmaları sırasında meydana geldiği dikkate alındığında davacı tarafın tam kusurlu olduğundan değil, ancak bölüşük (müterafik) kusurundan söz edilebilir.
Hal böyle olunca, dosya yeniden bilirkişiye verilerek davacı ve davalı tarafa somut olayda yükletilmesi gereken müterafik kusur oranının saptanması, davalı tarafın kusur oranına göre sorumlu tutulabileceği gerçek zarar miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına ../.BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde hükmü temyiz eden davacıya iadesine, 21.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.