Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, miras bırakanın mirasçılarından bir kısmının kayden sağ göründükleri halde davacı tarafından ölü olduklarının iddia edildiği ancak bu hususta kayıt ve belge sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesi hükmüne göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince; ...ve ... in 1986 yılında evli ve çocuksuz olarak öldüğü, geride mirasçı olarak eşi .... ile kardeşleri .., ... kaldığı, eşi ..... 'in 2001 yılında ölümü ile mirasçı olarak çocukları ... kaldığı, murisin kardeşi .... ın 1990 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak kızı ... , ..... ve kendinden önce 1989 yılında ölen kızı ... dan olma torunları ... .... 'ın kaldığı, murisin kardeşi... ın 1993 yılında ölümü ile geriye mirasçı olarak oğlu davacı ... ile kendinden sonra 2009 yılında ölen oğlu ... un eşi ... ile kardeşleri .... 'nin çocukları ... ile Saadet Kaşkır'ın çocukları ... ile kardeşi ... oğlu davacı ... ile oğlu ... eşi ... un çocukları ... ın kaldığı, murisin kardeşi ... da 2003 yılında bekar ve çocuksuz olarak ölümü ile kardeşi ... ve kardeşi ...i'nin çocukları .... . kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından mirasçılardan... n ölü oldukları mirasçı olarak eş ya da alt soylarının bulunmadığı öne sürülmekte ise de nüfus kayıtlarının incelenmesinden Bedros oğlu ... ın kayden sağ olarak göründüğü,... ve ... ın kaydının kapalı olduğu ancak neden kapalı olduğunun Nüfus Müdürlüğün'den sorulmadığı için bilinemediği, ...... ın ise Bakanlar kurulu kararı ile vatandaşlıktan çıkmasına izin verildiği için 2001 yılında vatandaşlığını kaybettiği anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 31 ve devam eden maddelerinde kimlerin ölüm bildiriminde bulunabilecekleri, ölüm kaydının hangi hallerde nüfus kütüklerine işleneceği açıklandıktan sonra 33. maddesinde ölmüş olduğu halde aile kütüklerinde sağ görülenlere ait ölüm tutanaklarının, ölüm olayını gösterir belge ile başvurulması halinde Nüfus Müdürlüklerince düzenlenerek gerekli işlemin yapılacağı düzenlenmiştir. Bir başka anlatımla nüfus kütüğünde kayıtlı bir kişinin ölüm kaydı kütüklere işlenmedikçe veya Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile kişinin ölmüş olduğu belirlenmiş olmadıkça dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince kişinin sağ olduğunun kabul edilmesi gerekir. Nüfus Müdürlüklerince ölüm araştırması yapılması ve buna ilişkin açıklama yazılarak kütükteki kaydın kapatılmış olması bu olguyu değiştirmez.
Diğer yandan Nevin ... n Bakanlar kurulu kararı ile vatandaşlıktan çıkmasına izin verildiği için2001 yılında vatandaşlığını kaybettiği anlaşılmaktadır. 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 31.maddesinde vatandaşlıktan çıkmanın bir Türk Vatandaşına İçişleri Bakanlığı kararı ile başka bir devlet uyruğuna geçmek için verilen özel bir izin mahiyetinde olduğu açıklanmıştır. Yine davacıların Türk Vatandaşlığından ayrıldıkları tarihte yürürlükte olan 403 Sayılı Yasanın 29.maddesinde de yaşadıkları ülkelerde sosyal ve siyasal haklardan yararlanmak için Türk Vatandaşlığından çıkma izni alan kişilerin, ülkemiz sınırları içerisinde, kanunda belirtilen haklardan aynen Türk Vatandaşları gibi yararlanacakları belirtilmiştir. Hal böyle olunca, mirasçılardan Nevin Hülya Kaşkır Türk Vatandaşlığından izin alarak çıktığına göre anılan bu hükümler karşısında miras haklarından aynen Türk Vatandaşları gibi yararlanma haklarının bulunduğu, mirasçılardan ... oğlu ..yönünden ise yukarıda açıklandığı üzere Asliye Hukuk Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile kişinin ölmüş olduğu belirlenmiş olmadıkça sağ ve mirasçı olduklarının kabulü gerektiği tartışmasızdır.
O halde mahkemece, öncelikle.... . açık nüfus kayıtlarının getirtilmesi, mevcut nüfus kayıtlarına göre davacının murisin mirasçısı olduğunu kanıtladığı, bir başka anlatımla davasını ispat ettiği, mevcut delil durumuna göre mirasçılık belgesinin verilmesi gerektiği, mirasçılık belgesinin verilmesi davaları re’sen araştırma prensibine tabi olup, mirasçılık belgesinin aksi ispat edilene kadar geçerli belgelerden olduğu ve hakları zarar görenler tarafından her zaman iptalinin de istenebileceği, pay sahibi mirasçıların sağ mı, ölü mü olduklarının mahkemece tespit edilememesi halinde bu kişilerin sağ kabul edilerek mirasçıların ve paylarının saptanması gerektiği gözönüne alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.