Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece 13.2.1991 tarihinde dava konusu 123 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli ve yetkili ......Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde taşınmaza ait tutanak aslı ve eklerinin kütükler devredilmişse Tapu Müdürlüğü'ne, devredilmemişse Kadastro Müdürlüğü'ne gönderilmesine yönelik karar, tarafların temyiz etmemesi üzerine 30.11.1992 tarihinde kesinleşmiştir. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 10 günlük yasal süre içerisinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulmadığı gerekçesiyle mahkemece ek karar ile 12.5.2012 tarihinde, 11.12.1992 tarihi itibari ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; ek karar, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç usule uygun düşmemektedir.
3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 28. maddesinin 2.fıkrasında kadastro davalarının hangi hallerde açılmamış sayılmasına karar verileceği tahdidi olarak sayılmıştır. Somut olayda öngörülen durum kanunda sayılan hususlardan hiçbirine uymadığı gibi 3402 Sayılı Kadastro Kanunu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na göre daha özel nitelikte bir kanun olup Kadastro Kanunu'ndaki maddelerin öncelikle uygulanması gerekir.
Az yukarıda açıklanan nedenler gözetildiğinde mahkemece, dosyanın resen üst yazı ile .... Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile ./..davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar ile verilen hükmün BOZULMASINA, 12.2.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy