Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş akdine haksız ve bildirimsiz olarak son verildiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı ile fazla mesai, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, kendi isteğiyle işten ayrıldığını, bu konuda davacının kendilerine yazılı beyanda bulunduğunu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı yine kendisinin düzenlediği yazılı belge ile sabit olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın ve yasal ihbar süresi beklenilmeden feshedildiği ve davacının ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargılama giderlerinden sayılan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323 üncü, Avukatlık Kanunu’nun 169 uncu ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 1 inci maddelerinde düzenlenen, ancak müstakil bir varlığı olmayan ve ait olduğu davanın konusunu teşkil eden hak ve alacağa sıkı sıkıya bağlı bulunan avukatlık ücretinin, davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekir. Zira, haksız davranışta bulunan bir kimsenin, bu haksız davranışının bütün sonuçlarından sorumlu tutulması, hukukun genel kurallarındandır. Konuya ilişkin 6100 sayılı Yasanın 329 uncu maddesinin birinci fıkrası bu ilkeye dayanmaktadır. Değinilen Yasanın 330 uncu maddesi uyarınca, avukatlık ücretine yönelik hüküm fıkrasının taraf yararına kurulması gerekir. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, avukatlık ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir. Her iki tarafın kısmen haklı kısmen haksız çıkması durumunda, her iki taraf ayrı ayrı avukatlık ücretinden sorumlu tutulacak, avukatlık ücreti kabul edilen miktara göre davacı yararına, reddedilen miktara göre ise davalı yararına hüküm altına alınacaktır.
Avukatlık ücretinin, ... Bakanlığı tarafından onaylanarak her yıl Aralık ayında ... Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenmesi gerekir.
Gerek yasal, gerekse hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Davanın açıldığı veya ıslah yoluyla dava konusunun artırıldığı aşamada, mahkemece ne oranda ve miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenememektedir. 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirimler nedeniyle ve fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden indirim yapılması durumunda ve 743 sayılı Borçlar Kanununun 43 (TBK'nun 51.) 44 (TBK'nun 52.), 161/son (TBK'nun 182/f) ve 325/son (TBK'nun 408.) maddelerinin uygulanmasında reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekilletemsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Davacının fazla çalışma ve genel tatil ücretlerine ilişkin taleplerinden yapılan takdiri indirim için davalı avukatlık ücretine hak kazanamasa da zamanaşımına giren miktarların reddedilmesi halinde davalı avukatlık ücretine hak kazanır. Böyle olunca davacının fazla çalışma ve genel tatil alacaklarından istemiş olduğu miktarlardan zamanaşımına uğraması sebebi ile reddedilen miktar üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile yalnızca reddedilen 100,00 TL hafta tatili için 100,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı HMK.nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine;
“Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ye göre 1.740,60.TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, reddedilen miktar yönünden ise 984,76 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, kararın bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy