(4857 S. K. m. 18, 19, 21)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.04.2013 gününde oybirliği ile, kesin olarak karara verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
İSTANBUL
12. İŞ MAHKEMESİ
E: 2012/571
K: 2013/31
T: 21.01.2013
DAVA: Davacı vekili 31.05.2012 harç havale tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin 01.12.2009 tarihinde davalı şirkette makastar olarak işe başladığını ve iş akdinin fesih tarihine kadar aynı ünvanla çalıştığını, davacının 25.05.2012 tarihinde işyerine gittiğinde, iş akdinin feshedildiği, davalı işverenin muhasebe bölümüne uğrayarak istenilen evrakları ve ibranameyi imzaladıktan sonra haklarının ödeneceğini, bir daha işyerine gelmemesi gerektiğinin bildirildiğini, davacının ibranameyi imzalamadığını, 4857 sayılı İş Kanununun 19/1.maddesine göre, işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olmasına karşın işverenin bu zorunluluğu yerine getirmediğini, hiçbir gerekçe göstermeden iş akdini feshettiğini beyan ederek iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili 28.06.2012 havale tarihli cevap dilekçesi ile davacının çalışmasına ihtiyaç olmasına rağmen işi kendisinin bıraktığını, işe gelmemesine rağmen devamsızlık tutulmadığını ve iş akdinin feshedilmeyip sigortasından da devam ettirildiğini, ihtilafın söz konusu olmadığını, davacının işine başlayabileceğini, işine son verilmeden açmış bulunduğu davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, 4857 sayılı yasanın 21.maddesi kapsamında feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iade istemine ilişkindir.
4857 sayılı İş Kanunu 18.ve devamı maddeleri uyarınca, iş güvencesinin kapsamına giren davacının iş sözleşmesini, süreli fesih bildirimiyle fesheden işveren, geçerli bir nedene dayanmak, iş sözleşmesini yazılı bil-dirimle feshetmek ve fesih bildiriminde fesih sebebini açık ve kesin olarak belirtmek, davranışlarına dayanan geçerli nedenle fesihten önce ise savunma almak zorundadır.
Celb olunan belgeler, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya muhtevasına göre davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından yazılı bir fesih bildirimi yapılmadan feshedilmiştir. Davacı bir aylık süre içinde feshin geçersizliği isteminde bulunmuştur. Dava açıldığını öğrenen davalı işveren, davacıya işe davet yazısı göndererek, davacının çıkışının yapılmadığını, halen işçileri olarak görüldüğünü, davacının istediği zaman işe başlayabileceğini, devamsızlıktan dolayı iş akdinin de feshedilmediği, yazının tebliğinden itibaren 3 gün içinde işe dönemediği takdirde, çıkış işlemini yapmak mecburiyetinde kalacaklarını belirtmiş olduğu görülmektedir.
Dosya kapsamı nazara alındığında, davalı tarafın cevap dilekçesinde işe iade talebinin kabul edilerek davacının işe davet edildiği anlaşılmaktadır.
Dava devam ederken, davacının işe davet edilmesi aksi ileri sürülmedikçe, davalı işverenin feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını kabul ettiği şeklinde değerlendirilmelidir. Davacının işe davet edildiği davalının kabulündedir. İş akdinin feshi tek taraflı bozucu yenilik doğuran bir eylem olup, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı olarak geri alınması mümkün değildir. Davacı tarafından temyiz incelemesine konu işe iade davası açıldıktan sonra davalı işveren tarafından davacının işe davet edilmesi yeni bir hizmet akdi için icap niteliğinde bulunmaktadır.
Bu davetin feshi ortadan kaldırmadığı anlaşılmış olmakla; süresinde açıldığı anlaşılan davanın kabulüne ve feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın hizmet süresi ve yaptığı iş gözetilerek 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanısına varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Davanın kabulüne, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
Davacının yasal sürede başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve hizmet süresi gözetilerek takdiren 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine,
Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakların davalıdan tahsiline,
Davacı tarafından yapılan 121.10 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar ilan harcı olan 24,30 TL.den peşin yatan harcın mahsubu ile bakiye 3,15 TL. ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdiren 1.320.00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davacıya ve davalıya iadesine,
Dair tefhimden itibaren 8 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 21.01.2013 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy