(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonuçlunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 9 yıldan beri davalı bankanın çeşitli birimlerinde çalıştığını, Mayıs 2005te Maltepe şubesinde görevlendirilerek araba kredisi vermeye başladığını, kredi alan müşteriler tarafından bankanın dolandırılması üzerine, davacının suçlu bulunarak işten el çektirildiğini, Teftiş Kurulunca suçu kabul etmesi karşılığında tüm tazminatlarının ödeneceğinin ve iyi bir referansla istifasının kabul edileceğinin söylendiğini; belirterek işe iadesini, olmadığı takdirde kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının Teftiş Raporundan da anlaşılacağa üzere bankayı dolandıran şebeke ile beraber hareket etmesi, kredi evraklarında tahrifat yapması üzerine haklı gerekçelerle iş akdinin feshedildiğini, kendisine atfedilen işlem ve eylemleri Teftiş Kurulu soruşturması sırasında kabul de ettiğini, iş yoğunluğunun bu tür eylem ve işlemler için gerekçe gösterilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bozma ilamında belirlenen ölçütler esas alınarak, bankacı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden rapor alındığı, davacının usulsüz kredi işlemleri ve bankacılık uygulamalarına aykırı davranışları nedeniyle doğruluk ve dürüstlük ilkelerine aykırı davranışlarının bulunduğu hususunun sübuta erdiği, davalı tarafça yapılan feshin haklı fesih niteliği taşıdığı, bu haliyle davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazamadığı sonucuna varılarak bu taleplerin reddedildiği, diğer hususların bozma dışında kalarak kesinleştiği gerekçesiyle diğer taleplerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, işe iade istemi, işe iade talebi kabul edilmediği takdirde kıdem tazminatı ve fazla mesai istemine ilişkindir. Mahkemece, kıdem ve ihbar, tazminatı taleplerinin reddine, diğer talepler bozma dışında kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararın kesinleşen bölümü de aynen tekrarlanarak bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına denmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay'ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak "bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına" diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece önceki kararın kesinleşen bölümü de aynen tekrarlanarak bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına denilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazalı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 05.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy