Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddine.
2-Davacı, Sağlık Bakanlığına bağlı Av..... Hastanesi'nde güvenlik görevlisi olarak 08.05.2006 tarihinden 01.09.2011 tarihine kadar çalıştığını, en son ihaleyi K...Ltd. Şti'nin aldığını, davalı işyerinde 13 erli gruplar halinde çalışan 39 işçinin nöbet çizelgelerinde de belirtildiği üzere ayda 20 gün süreyle çalıştırılıp 24 saat dinlendirildiği, bu işçilere çalışma süreleri içinde yemek ve ihtiyaç molası kullandırıldığını, ayda 30 saat fazla çalıştırıldığını, fazla mesai ücreti ödenmediğini, işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştırıldıklarını, ücretlerinin noksan ödendiğini, belirterek fazla mesai alacağı, genel tatil günleri çalışma alacağı ve ücret alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, alınan 2. ek bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabule karar verilmiştir. ..../....
2013/12294-2013/23353 S.2
Davacı işçinin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hesaplanması ve hakkaniyet indirimi hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 47 nci maddesinde, kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arefe günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arefe günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla
2013/12294-2013/23353 S.3
olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dâhilindedir.
Dairemizce, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının takdiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, davacının 12 saat çalışıp 24 saat dinlendiği tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Mahkemece, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı, tanık beyanına göre ve bütün ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmış gibi hesaplanmış ve hüküm altına alınan alacak miktarından 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43,44. maddelerine göre hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Mahkemece, 12 saat çalışıp 24 saat dinlenen davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesabının, ulusal bayram ve genel tatillerin yarısında çalışıldığının kabulüyle yapılması gerekirken tatil günlerinin tamamında çalışmış gibi hesaplanması ve tanık beyanına göre belirlenen bu alacak miktarından davacının çalışamadığı günler olabileceği gözetilerek uygun oranda bir indirim yapılarak talep edebileceği alacak miktarının belirlenmesi gerekirken indirim yapılmamış olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı şirkete iadesine 25/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy