Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 17.12.2012 tarihli ek kararın, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, ek karara ilişkin temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davalı vekiline temyiz giderlerini yatırması için usulünce tebligat çıkarılmadan temyiz talebinin reddine dair verilen mahkemenin 14/12/2012 tarihli ek kararı bozulup kaldırılmalı davalının 18.10.2012 tarihli karar yönelik temyiz itirazları incelenmelidir.
Davacı vekili davacıya 2009 yılı Mayıs ayı içerisinde görevli olarak idaresinde bulunan ... plaka sayılı araçla ceza yediği ve bu cezayı zamanında ödemediği için vazife ifa ederken keyifsizlik ve intizamsızlık göstermekten dolayı 17. dönem Toplu İş Sözleşmesinin İşyeri Disiplin Kuralları başlıklı 10. maddesinin (b) bendine göre tekerrüre esas olmamak üzere ihtar cezası verildiğini, ceza kararının davacıya 20/7/2011 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının tebellüğ ederken karar altına yazdığı derkenar nedeni ile makamı suçlayıcı ve tehdit edici ifadeler kullandığı gerekçesi ile bu sefer 3 yevmiye kesim cezası ile cezalandırıldığını, disiplin kurulunun usülüne uygun toplanmadığı gibi davacının savunmasının alınmadığını, esas açısından ise davacının sadece hakkını arayacağının beyan ettiğini, kimseyi suçlamayıp tehdit etmediğini, trafik cezasının kesildiği tarihde araçta 3 kişi olduğunu iddia ederek ihtar cezası ile 3 yevmiye ücreti kesim cezasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delilere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla 09/12/2011 gün
2013/12486-2013/20847 S.2
ve 50331 Sayılı davalı tarafça davacı hakkında verilen 3 yevmiye ücretinin kesilmesi cezasının iptaline karar verilmiştir.
HMK'nun 297/2.maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Anılan usul hükmü gereğince, davacının ihtar cezasının iptaline ilişkin istemi hakkında kararın hüküm kısmında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 17.12.2012 tarihli ek kararın bozulup kaldırılmasına; 18.10.2012 tarihli kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy