Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili davacının davalı ...'ye ait iş yerinde 1992 yılından itibaren çalıştığını, hizmeti süresince sürekli olarak fazla mesai yaptığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, emekli olduğunu, kıdem tazminatının ve bazı alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacıya tüm hak ve alacaklarının tam ve eksiksiz olarak ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili davacının fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve tatil çalışma alacaklarının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma ve tatil çalışmalarının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmalar ile tatil mesailerinin yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Öte yandan çalışma saatlerini ve günlerini belirleme işverenin yönetim yetkisi kapsamında olup bu bağlamda işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmayacağı, tatil günlerinde çalışılıp çalışılmayacağı, şayet yapılacaksa hangi günlerde ve hangi saatler arasında yapılacağı işveren tarafından belirlenecektir. Bu belirlemenin de işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu, işyeri politikası vb. sebeplerden dolayı zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceği kuşkusuzdur.
Dolayısıyla fazla çalışma ve tatil çalışmasına ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla çalışma ve tatil mesai ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebilceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda; Davacının iddialarını ispat için dinlettiği tanıkların istek döneminin tümünü kapsacayak şekilde davacı ile birlikte çalışmadıkları ancak davacı ile aynı bölümde birlikte çalıştıkları döneme ilişkin bilgi verdikleri görülmektedir. Bu itibarla davacı tanıklarının davacı ile aynı işte birlikte çalıştıkları süre belirlenmeli ve bu süre ile sınırlı olmak üzere davacının iddiasını ispat ettiği kabul edilerek varsa fazla mesai, hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil mesai ücreti hesap edilerek hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy