Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 30/01/2007- 01/06/2008 tarihleri arasında 5.000,00 TL ücret ve prim uygulaması ile üretim müdürü olarak çalıştığını, 7 ay sigortasının bildirilmediğini, sözleşmesinin haksız olarak işverence feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 25/07/2007-01/06/2008 tarihleri arasında makine imalatında işçi olarak çalıştığını, aylık ücretinin 600,00 TL olduğunu, prim anlaşmasının bulunmadığını, tüm ücretlerinin ödendiğini, iş sözleşmesinin sürekli olarak işe geç gelmesi, son dönemlerde işe gelmemesi ve üretilen malları müşterilere kötülemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ..../....
2013/13138-2013/19443 S.2
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının sigorta giriş kaydına göre çalışma süresi 25/07/2007-01/06/2008 tarihleri arasında görülmektedir. Davacı 7 ay sigortasız çalıştırıldığını 30.01.2007 tarihinde işe girdiğini iddia etmektedir. Davacı tanıklarından Sezgin Temmuz ayında işe girmiştir. Diğer tanık ... ise 2007 Nisan ayında işe girdiğini beyan etmiştir. Tanığın.. 1. İş Mahkemesi 2008/1299 Esas sayılı dosyasında verdiği ifadesinde ise kendisinin Haziran ayında işe girdiğini beyan etmiştir. Davacı tanığının çelişkili ifadeler verdiği dikkate alındığında tanığın sigorta kaydı incelenerek hangi tarihte çalışmaya başladığı ve hangi ifadesine değer verileceği değerlendirilmeden hizmet süresinin başlangıcının 15.04.2007 tarihi olarak kabul edilmesi hatalıdır.
3.4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu
2013/13138-2013/19443 S.3
konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Davacı üretim müdürü olarak çalıştığını ve aylık ücretinin net 5000,00 TL olduğunu iddia etmiştir. Davacı tanığı ... 1. İş Mahkemesi 2009/1201 Esas sayılı dosyada tanık olarak dinlenilmiş ve yine o davadaki davacının da üretim müdürü olarak çalıştığını beyan etmiştir. Aynı şekilde tanık...'de ...1. İş Mahkemesi 2008/1299 Esas sayılı dosyasında verdiği ifadesinde yine o davadaki davacının da üretim müdürü olarak çalıştığını beyan etmiştir. Anılan dosyalardaki beyanlar ve işyerinde çalışan sayısı değerlendirilmeden davacının üretim müdürü olarak çalıştığının kabulü hatalıdır.
Davacı 5000,00 TL net ücret ile çalıştığını iddia etmiştir. Davalı ise brüt asgari ücret üzerinden çalışıldığını savunmuştur. Davacı tanıkları davacıyı doğrulamışlardır. Davalı tanıkları ise asgari ücret aldığını beyan etmiştir. Mahkemece aynı sektörde faaliyet gösteren bir firmanın müdür maaşı olarak belirttiği 4200,00 TL net ücret emsal kabul edilmiştir. Davacının müdürlük görevi yaptığı kesin olarak belirlenmeden ve... dışında diğer işçi ve işveren sendikalarından ve... Odasından mühendis sıfatı bulunmayan davacının yaptığı görevi ve kıdemi belirtilerek emsal ücret araştırması ayrıntılı olarak yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4.Fazla çalışmanın yapıldığını ispat yükü davacıya aittir.
Davacı tanıklarından ..... 1. İş Mahkemesi 2008/1299 Esas sayılı dosyasında işyerinde 09:00-19:30 arası ve nadiren cumartesileri çalışıldığını, mevcut dosyada ise 08:30-18:00 arası çalışıldığını beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise 08:30-18:30 saatleri arası çalıştıklarını bazen işin uzadığını cumartesi günleri saat ise 13:30'a kadar çalışıldığını beyan etmişlerdir. Davacı... 1. İş Mahkemesi 2008/1299 Esas sayılı dosyada 27.05.2009 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde davalı işyerinde 2007-2008 yılları arasında çalıştığını, 09:00-19:00 saatleri arasında bazen 23:00 a kadar çalışıldığını, cumartesi günleri nadiren ayda bir kere çalıştıklarını, Pazar günü çalışılmadığını beyan etmiştir. Ortalama tanık beyanına ve cumartesi
2013/13138-2013/19443 S.4
konusundaki çelişkili davacı tanığı ifadeleri karşısında davacının 09:00-18:30 saatleri çalıştığı, 2 gün saat 21.00'e kadar çalıştığı ve cumartesi günleri de ayda bir kere saat 13:30 a kadar çalıştığının kabulü ile buna göre değerlendirme yapılması gerekirken çelişkiler dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy