Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, ücret ve prim alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının alkollü olarak işverene ait aracı kullanırken trafik ekiplerine yakalanması sonucu ehliyetine 6 ay süre ile el konulduğunu ve sözkonusu durumun davacı tarafından gizlenerek ehliyetsiz araç kullanması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, çalışma saatleri dışında davacının işverene ait aracı alkollü olarak kullandığı ve ehliyetine 6 ay süreyle el konulduğu olayda, işveren açısından geçerli fesih nedeni söz konusu olsa da haklı feshin ağır olacağı belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne, diğer alacak taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı
2013/13689-2013/21177 S.2
fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, davacının 07.01.2010 tarihinde saat 21:00 civarında işverene ait aracı alkollü olarak kullandığının trafik görevlilerince belirlendiği ve ehliyetine 6 ay süre ile el konulduğu davacının da kabulünde olup taraflar arasında tartışmasızdır. Bu durumu öğrenen işveren 14.01.2010 tarihinde davacının savunmasını almış olup, davacı savunmasında alkollü olarak işverene ait aracı kullandığını kabul etmiş ve ehliyetine el konulduğunu uygun zaman bulamadığı için işverene bildiremediğini, ancak en kısa zamanda işverene durumu bildirmeyi düşündüğünü ve durumdan son derece üzgün olduğunu belirtmiştir. Tıbbi tanıtım elemanı olarak çalışan davacının yaptığı iş gereği araç kullanmak zorunda olması nedeniyle, ehliyetine el konulduğunu en kısa zamanda işverene bildirmesi gerektiği gibi, mesai saati dışında işverene ait aracı alkollü olarak kullanması ve bu şekilde ehliyetine 6 ay süreyle el konulmasına neden olması ve bu durumu işverenden gizlemesi işçinin doğruluk ve bağlılığına aykırı davranış olup, bu durum işveren açısından haklı fesih nedenidir. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy