Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı Bakanlığa bağlı ... Çocuk Yuvası işyerinde temizlik/bakım işlerini yapan alt işverenlerde 01/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, en son taşeron alt işveren...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. tarafından 01/01/2006 tarihinde iş aktinin feshedildiğini, ihale süresi sona eren bu alt işverence iş sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle feshe bağlı hakların talep koşulunun da gerçekleştiğini,...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. hakkında açtıkları davanın kabulle sonuçlandığını, ancak tahsilatın yapılamadığını, bu alacağın davalı asıl işverenden tahsili zaruretinin doğduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı savunmasında bulunarak müvekkili kurum ile davacı arasında iş ilişkisini düzenleyen doğrudan bir sözleşmede bulunmadığını, çalıştırılan işçilerin tüm özlük haklarına ve her türlü ücret ile işçilik alacaklarındanda söz konusu şirketin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı bakanlık ile dava dışı...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. arasında asıl-alt işveren ilişkisinin olduğu, alt işverenlerin değişmesi nedeniyle işyeri devrinin söz konusu olduğu, davacı ... devreden alt işveren...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. tarafından fesih bildirimi yapılmamış olmasına göre davacının iş sözleşmesi ile sair işçilik haklarının 01/01/2006 tarihi itibariyle devralan yeni alt işverene geçtiği, devir hükümleri gereğince devreden alt işverenin süresinin sona erdiği 31/12/2005 tarihi itibariyle feshe bağlı haklar olan ve bu davaya konu edilen ihbar ve kıdem tazminatı talep koşullarının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı asıl işveren ...'na bağlı olarak 22/06/1998-30/06/2001 tarihleri arasında ... Sosyal Hizmetler Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., 01/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti., 01/01/2006-31/12/2009 tarihleri arasında... Gıda Taş. İnş. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı tespit edilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı asıl işverenden iş alan dava dışı alt işveren...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti.'de çalıştığı süreye ilişkin olmak üzere kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde, işveren bir iş sözleşmesine dayanarak işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar olarak açıklanmıştır. O halde asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilmesi için öncelikle mal veya hizmetin üretildiği işyeri bulunan bir işverenin ve aynı işyerinde iş alan ikinci bir işverenin varlığı gerekir ki asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edilebilsin. Alt işverenin başlangıçta bir işyerinin olması şart değildir. Alt işveren, işveren sıfatını ilk defa asıl işverenden aldığı iş ve bu işin görüldüğü işyeri nedeniyle kazanmış olabilir.
İşyerinin tamamının veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde, işyerinin bir bütün olarak veya bir bölümünün hukukî bir işleme dayalı olarak başkasına devri halinde mevcut iş sözleşmelerinin devralana geçeceği düzenlenmiştir. Bu anlatıma göre, alt işverence asıl işverenden alınan iş kapsamında faaliyetini yürüttüğü işyerinin tamamen başka bir işverene devri 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında işyeri devri niteliğindedir.
Süresi sona eren alt işverenle yeni ihaleyi alan alt işveren arasında açık biçimde işyeri devrini öngören bir sözleşme yapılması da imkân dahilindedir. Alt işverenin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde işyerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, sözü edilen işçiler bakımından iş sözleşmelerinin devralan işveren geçtiği tartışmasızdır. Ancak yeni alt işverende çalışacak olan işçiler arasında gösterilmeyen ve süresi sona eren alt işveren tarafından başka bir işyerinde çalıştırılmak üzere bildirimde bulunulmayan işçilerin iş sözleşmelerinin devreden alt işveren tarafından feshedildiğini kabul etmek gerekir.
Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespiti ile hukukî sonuçlarının belirlenmesi önemlidir. Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde, alt işverenler arasında 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir. Bu durumda yeni alt işverenin, devam eden hizmet akitlerini de devraldığı aynı maddede hükme bağlanmıştır.
Alt işverenlerin, aralarında herhangi bir hukukî işleme bağlı olmaksızın değişmesini işyeri devri olarak kabul etmediğimiz taktirde, her bir alt işverenin kendi dönemiyle ilgili olarak işçilik haklarından sorumluğu sözkonusu olacağından ve asıl işverenin sorumluluğu yasa gereği alt işverenin sorumluluğunu aşamayacağından hak kaybına neden olabilecektir.
1475 sayılı Kanun'un 14/2. maddesi hükmü, 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtilen işyeri devrini de içine alan daha geniş bir düzenleme olarak değerlendirilebilir. Gerçekten maddede işyerlerinin devir veya intikalinden söz edildikten sonra “…yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli…” denilmek suretiyle uygulama alanı 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesine göre daha geniş biçimde çizilmiştir. O halde kıdem tazminatı açısından asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından işyerinden ayrılan alt işveren ile daha sonra aynı işi alan alt işveren
arasında hukukî veya fiilî bir bağlantı olsun ya da olmasın, kıdem tazminatı açısından önceki işverenin devir tarihindeki ücret ve kendi dönemi ile sınırlı sorumluluğu, son alt işveren ile asıl işverenin ise tüm dönemden sorumluluğu kabul edilmelidir.
Yapılan bu açıklamalara göre, işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.
Buna karşın, süresi sona eren alt işverence işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, yapılan fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir iş sözleşmesi niteliğindedir. Bu durumda feshe bağlı hakların talep koşulları gerçekleşeceğinden, feshin niteliğine göre hak kazanma durumunun değerlendirilmesi gerekecektir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı davalıdan, dava dışı alt işveren...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı 01/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasındaki döneme ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda, mahkemece, davacının 31/12/2005 tarihinden sonra 01/01/2006-31/12/2009 tarihleri arasında bir başka alt işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davacının davalı asıl işverene bağlı olarak 22/06/1998-30/06/2001 tarihleri arasında...Grup Sosyal Hizmetler Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., 01/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti., 01/01/2006-31/12/2009 tarihleri arasında ...Gıda Taş. İnş. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı tespit edilmiştir. Davacının talebine konu olan 01/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasındaki...Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. işçisi olarak geçirdiği dönemden hemen sonra davacının iş sözleşmesinin 01/01/2006 tarihi itibariyle yeni alt işveren nezdinde devam ettiği, davacının 31/12/2009 tarihine kadar devam eden bu çalışmasından sonra başkaca
herhangi bir çalışmasının olmadığı, iş akdinin ne şekilde sona erdiğine ilişkin olarak ise işverenin ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği açıktır. Davacının iş akdinin ihaleyi alan yeni alt işveren nezdinde 31/12/2009 tarihi itibariyle sonlandığı, dolayısıyla iş akdinin dava tarihi itibariyle devam etmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü gerekecektir. Hal böyle olunca mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Yapılacak iş, davacının asıl işveren nezdindeki çalışmasının sona erdiği 31/12/2005 tarihi itibariyle aldığı ücret tespit edilerek 01/07/2001-31/12/2005 tarihleri arasında davacının hak edebileceği kıdem tazminatı ile enson alt işveren olan dava dışı Bekard Ltd.Şirketi iş akdini feshetmekle ihbar tazminatından sorumlu olacağından davalı Bakanlıkta asıl işveren olarak alt işveren dava dışı Bekard Ltd. Şirketi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağından davacının 31.12.2009 tarihindeki ücreti belirlenip hakettiği ihbar tazminatı bilirkişiye hesaplattırılarak çıkacak sonuca göre karar vermektir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy