Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirketin K... Kavşağı üzerinde bulunan deposunda gece bekçiliği yaptığını, davalı şirkette 01.11.1998 tarihinde çalışmaya başlayan davacının en son net ücretinin aylık 800.00 TL olduğunu, davacının işine davalı tarafından 07.09.2008 tarihinde sebepsiz ve haksız yere son verildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı işyerinde Hizmet Cetvelinde görülen süreyle asgari ücret üzerinden çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının çalışma süresi ve işyerindeki çalışma şartları konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı vekili davacının 01.11.1998-07.09.2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ederek bazı işçilik hak ve alacaklarının tahsilini istemiştir. Davacı iddialarını ispatlamak için sadece komşu işyeri sahibini tanık olarak dinletmiş, ancak mahkemece bu tanığın beyanlarına itibar edilmediği gibi bilirkişi raporuna atıf dışında başkaca bir gerekçe de gösterilmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, davacı tanığının, davacının 1998 yılında davalı şirkette çalışmaya başladığı, çalışmasının 2008 yılına kadar devam ettiği şeklindeki beyanının belirsiz bir açıklama olduğu, işe giriş ve çıkış tarihlerini yansıtmadığı belirtilerek tanığın davacının hizmet süresine ilişkin bu .../..
beyanının dikkate alınmadığı, ayrıca tanığın aynı işyerinde çalışmaması nedeniyle çalışma koşullarını bilmesinin de mümkün olmadığı belirtilmiştir. Hizmet süresinin tespitine yönelik davalarda, bordro tanığının olmaması durumunda komşu işyeri tanıklarının dinlenilmesi gerektiği yerleşik Yargıtay kararları ile sabittir. Mahkemece, davacı tanığına ait işyerinin davacının çalıştığı davalı işyerine olan mesafesi ve cephesi araştırılmadan ve dinlenen bu komşu işyeri tanığının davacının çalışma şekil ve şartlarına yönelik bilgisinin doğruluğu işyerinin konumu itibariyle saptanmadan sadece aynı işyerinde çalışmaması nedeniyle beyanına itibar edilmemesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, yukarıda yapılan açıklamaya uygun şekilde araştırma ve gerekirse keşifte yapılıp, davacı tanığının beyanlarının doğruluğu denetlenerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy