Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, işyerinin özelleştirilmesi sonrasında işveren tarafça iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek, ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshin işverence yapıldığı ve davacıya usulüne uygun olarak ihbar öneli verilmediği belirtilerek, bilirkişi raporu ve ıslah talebi doğrultusunda kabule karar verilmiştir.
Mahkeme kararının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanına hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.( Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı kararı)
Ayrıca HMK'nun 26.maddesine göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka birşeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Somut olayda; karara esas alınmış olan bilirkişi raporu ile, davacının hakettiği ihbar tazminatı miktarının 7.959,84 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı taraf bilirkişi raporu doğrultusunda 18.01.2013 tarihinde talebini ıslah etmiş ve talep miktarını toplam 7.959,84 TL olarak belirtmiştir. Mahkemece, hesap bilirkişi raporu uygun görülerek hükme esas alınmış ve davacının ıslah talebi kabul edilmiştir. Ancak hüküm fıkrasında 7.959,84 TL ihbar tazminatı alacağının 1.000,00 TL kısmının dava tarihinden itibaren, ıslah edilen 10.555,18 TL kısmının ıslah tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile tahsiline karar verildiği belirtilmiştir. Toplam alacak miktarı 7.959,84 TL olduğu ve toplam ıslah miktarı da 6.959,84 TL olduğu halde, hüküm fıkrasında ıslah miktarının 10.555,18 TL olduğu ve bu miktara faiz işletilmesi yönünde karar verilmiş olması infazda tereddüt oluşturacağından hatalı olup, bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki "10.555,18 TL" rakam ve sözcükleri silinerek yerine, "6.959,84 TL" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy