Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.12.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı asil ... ve vekili Av.... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının davalı yanında 15.05.2003-12.02.2010 tarihleri arasında avukat olarak kesintisiz çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, sigortadan çıkış işlemlerinin davalı tarafından iş akdini haklı nedenle feshettiğine dair delil yaratmak amacıyla 26.02.2010 tarihi olarak gösterildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının dolandırıcılıktan yargılandığını, baro disiplin kurulunun hakkında disiplin işlemi dosyası açtığını, davacı ve diğer çalışanların bu süreçte 19-22.02.2010 tarihleri arasında devamsızlık yaptıklarını, davacının ... Sigortaya giderek davalının bu durumundan bahsederek davaları kendilerine vermelerini
istediklerini, davalının devamsızlık ve güvenin kötüye kullanılması nedeniyle 26.02.2010 da sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, izinleri kullandığını tanıkla ispatlayacaklarını, ücretin bordro ücreti olduğunu, davacının iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, açılan davanın yerinde olmadığını bildirerek reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı 27.03.2009 tarihinde kendi adına vergi mükellefi olarak çalışmaya başlamıştır. Bu durumda davacının 15.05.2003-12.02.2010 tarihleri arasında çalıştığı ilk dönem kendi isteği ile sona erdiğinden bu dönem açısından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Davacı ilk dönem sonunda başlayan vergi mükellefiyetini 31.12.2009'da terk ettiğini bildirmiş ve 19.01.2010 tarihinde işyerini terk ettiği vergi yoklama fişinden anlaşılmıştır. Davacının bu tarihten sonra 12.02.2010 tarihine kadar tekrar davacıya bağımlı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının 2.dönem çalışması nedeniyle sözleşmesi haksız olarak feshedildiğinden ihbar tazminatına hak kazanacağı sabit olup sadece bu dönem açısından ihbar tazminatına hükmedilmelidir.
3-Davacı işçi hem fazla çalışma ve hem de hafta tatili ücreti talep etmiştir. Davacının haftada 6 gün 10 saat üzerinden 60 saat çalıştığı ve ayrıca hafta tatillerinde de 5 saat çalıştığı kabul edilerek ayda iki hafta tatili çalışıldığından 17,25 saat fazla çalışma yapıldığı kabul edilmiştir. Mahkemece haftalık 17,25 saat olarak hesaplanan fazla çalışma ve hafta tatili ücretinden taktiri indirim yapılarak isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma hesabında dikkate alınan haftalık çalışma süresi içinde hafta tatilinde yapılan normal çalışmalara da yer verilmiştir. Hafta tatili çalışması hem fazla çalışma içinde hesaplanmak hem de ayrıca hafta tatili ücreti hesabı yapılmak suretiyle mükerrer yararlanmaya imkan verecek şekilde istekler kabul edilmiştir. Fazla çalışma hesabında hafta tatilinin ancak 7,5 saati aşan kısımları fazla çalışma olarak değerlendirilebilir.
Adli tatil dönemlerinde fazla çalışmayı gerektirir neden bulunduğu ispatlanmadan bu dönem açısından da fazla çalışma ve hafta tatili hesabı yapılması hatalıdır.
Fazla çalışma hesabı noktasında hafta tatili normal çalışma süresinin haftalık çalışma süresine eklenmesi ve adli tatil dönemlerinin hesaba dahil edilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy