Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalı ...'nin asıl işverenliğinde çeşitli alt işverenler nezdinde çalıştığını, emekli olarak işten ayrıldığını iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili talep edilen izin ücretinin zamanaşımına uğradığını, davacının belirli süreli iş akdi ile dava dışı ... A.Ş'de en son 02/02/2006-17/07/2006 arası çalıştığını, bu şirketin ihale ile iş aldığını, davacının ud sanatçısı olarak girdi çıktılarla çalıştığını, çalışmasının dönemsel olup kıdem tazminatı hakkı doğmadığını, davacının iş akdinin emeklilik sebebi ile sonlandığını, davacının alacaklarını ihale alan firmalardan talep etmesi gerektiğini, kenilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Yıllık izin ücretinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ihtilaflıdır.
2013/16839 -2013/23662 S/2
Mahkemece yıllık izin ücretinin iş sözleşmesinin feshi ile muaccel olup, dönemsel bir nitelik taşımadığından 6098 sayılı TBK yönünden 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğundan davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiş ise de, mahkeme kararında da belirtildiği üzere yıllık izin ücreti iş sözleşmesinin sonaermesi ile muaccele hale gelmekte zamanaşımı da bu tarihten itibaren başlamaktadır. Öte yandan zamanaşımı bakımından alacağın muaccel olduğu tarihteki yasaya göre zamanaşımı süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Davacının iş sözleşmesi 17/07/2006 tarihinde emeklilik nedeni ile sona erdiğine göre bu tarihten dava tarihi olan 15/11/2011 tarihine kadar 818 sayılı Borçlar Kanunu'na göre 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davalı vekilinin zamanaşımı savunmasına itibar edilerek yıllık izin ücretinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan karanın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy