Mahkemesi: Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 05/06/2012
Numarası: 2010/89-2012/22
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de dava koşulunun araştırılması yönünden toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda elde edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında bu tür davalar yönünden eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Dava konusu muhdesatların üzerinde yer aldığı taşınmaz hakkında Göynük Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/117 esas sayılı dosyası üzerinden görülen ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ne var ki kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca ortaklığın giderilmesi davasının açılmamış sayılması kararın kesinleşmesi halinde, davacı tarafın tespit davası açmakta başlangıçta var olan hukuksal yararının ortadan kalkacağı ve bu durumda davanın şimdi olduğu gibi hukuki yarar yokluğundan reddine karar verileceği gözetildiğinde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için açılmamış sayılma kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davası sonunda verilen 'davanın açılmamış sayılmasına’ ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak dava şartının varlığı duraksamasız belirlenmesi gerekirken bu olgu gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile, yeniden yargılama yapılmak ve yeni bir hüküm verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.