Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, fesih bildirimi ile davacının, üst gelir grubu müşterilerinin hesaplarında gerçekleştirilen yüksek adet ve tutarlarda sahte imzalı/imzasız ödeme ve usulsüz tahsil işlemini müşteriyi görmeden gerçekleştirdiğinin anlaşılması üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Yasanın 25/2/e bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dava dışı olan banka çalışanı ...'in müşteri hesaplarından usulsüz olarak işlem yaptığı sırada gişede çalışan görevlilere o anda bankada bulunmayan müşterilere ait hesaplara ilişkin usulsüz bazı işlemler yaptırdığı, görevlileri yönlendirdiği, yapılan işlemlerde davacının herhangi bir çıkar sağlamadığını, bankanın yüksek meblağlı hesap sahipleri ile kredi kullananlar yönünden özel bir statü oluşturduğunu, bu durumun bir işyeri iç düzenlemesi haline geldiğini, disiplin yönetmeliği ve toplu iş sözleşmesi hükümleri de gözetildiğinde haklı/geçerli feshin varlığı ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma .../..
bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.
Dosya içeriğine göre davacı, davalı işyerinde stajyer olarak başlamış olup fesih tarihinde gişe yetkilisi olarak 1 yıl 2 ay süreyle çalıştığı, iş sözleşmesinin, üst gelir grubu müşterilerin hesaplarından gerçekleştirilen yüksek adet ve tutarlarda, sahte imza/imzasız ödeme ve usulsüz tahsil işlemini müşteriyi görmeden gerçekletirdiğinin anlaşılması üzerine 4857 sayılı Yasanın 25/2-e bendi uyarınca haklı neden gerekçe gösterilerek feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Aynı nedenle iş sözleşmeleri feshedilen davalı banka çalışanlarının açmış oldukları işe iade davalarında verilen işe iade kararlarının temyiz edilmesi üzerine Yargıtayça söz konusu fesihlerin geçerli nedene dayandığı kabul edilmiştir. (Yargıtay 9 HD; 25.03.2011 tarih ve 2010/31774 E-2011/8696 K sayılı ilamı; Yargıtay 7 HD; 10.07.2013 tarih ve 2013/15424 E-2013/13065 K sayılı kararı )
Bu kapsamda, davalı banka müfettişlerince yapılan soruşturma ve ekleri görev tanımı ve tüm dosya kapsamı uyarınca iş sözleşmesi, taraflar arasında karşılıklı güven ilişkisine dayalı ve yine karşılıklı yükümlülükler yükleyen sözleşme niteliğinde olup davacının kıdemi ve yaptığı iş dikkate alındığında davranışlarının taraflar arasında güven ilişkisini zedelediği ve davalı bankanın davacı ile iş sözleşmesini sürdürmesinin beklenmez hal aldığı görülmüştür. İşveren tarafından yapılan fesih, haklı nedene dayanmamakla birlikte geçerli neden kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. .../..
İşverenin feshi, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 15,60 TL harcın mahsubu ile kalan 8,70 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 1.559,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.