Mahkemesi : Suluova Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 26/03/2013
Numarası : 2011/291-2013/86
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız ve sebepsiz olarak feshedildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının kendi iradesi ile iş yerinden ayrılması nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının 14/07/2011 tarihinde davalı iş yerinden tazminatının verilmesi halinde ayrılmak istediğini belirten dilekçe verdiği, bu dilekçenin davacının kıdem ve ihbar tazminatı dahil olmak üzere, İş Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca varolan yasal hak ve alacakları verilmesi şartıyla iş akdinin feshine rıza gösterdiği şeklinde yorumlanması gerektiği, davalı tarafından dosyaya sunulan ...-Et A.Ş'nin 09/07/2009 tarihli yönetim kurulu kararında, 13/07/2009 tarihinden itibaren çalışanların dilekçe ile başvurmaları halinde uygun görülenlere kıdem tazminatı ödemesi yapılmasına karar verildiği, 08/07/2011 tarihli kararda ise, 09/07/2009 tarihli yönetim kurulu kararının sonlandırılmasına ve yaşanacak istifalar konusunda yasal mevzuatın uygulanmasına karar verildiği, daha önceki uygulamalar nedeniyle 08/07/2011 tarihli alınan yönetim kurulu kararından davacı işçinin haberdar olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan davalı işverenin yazı cevabı ve ekindeki belgelere göre; davalı işyerinin 09.07.2009 tarih ve 2009/09 sayılı yönetim kurulu toplantısında, ekonomik nedenlerle işletmede çalışan tüm personelin 13.07.2009 tarihinden itibaren dilekçe ile başvurmaları halinde, Genel Müdürlüğün de görüşünü alarak, uygun görülenlere ayrılmak istedikleri tarih itibariyle kıdem tazminatı ödenmesine karar verildiği; işyerinin 08.07.2011 tarih ve 2011/17 sayılı yönetim kurulu kararı ile de 09.07.2009 tarih ve 2009/09 sayılı yönetim kurulu toplantısında alınan bu kararın sonlandırılmasına ve bundan sonra yaşanacak istifalar konusunda yasal mevzuatın uygulanmasının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçi, istifa edenlere kıdem tazminatının ödeneceği yönünde alınan yönetim kurulu kararına son veren 08.07.2011 tarihli yönetim kurulu kararından sonra 14.07.2011 tarihli dilekçe ile istifa ettiğine göre, mahkemece 08.07.2011 tarih ve 2011/17 sayılı yönetim kurulu kararının davacı işçiye tebliğ edilmek suretiyle davacı işçinin işyeri uygulamasına son verildiğinden haberdar edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Ayrıca, davacı 08.10.2012 tarihli ıslah dilekçesinde talep ettiği işçilik alacakları için faiz talep etmemiş olmasına rağmen ıslah dilekçesi ile talep edilip hüküm altına alınan alacak miktarına, ıslah tarihinde itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy