Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili müvekkilinin davalı yanında güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken 20.01.2011 tarihli fesih bildirim yazısı ile iş sözleşmesinin güvenlik ve koruma hizmetlerinin ihtisaslaşmış 3. firmalardan alınması ve bu nedenle kadro ihtiyacı kalmaması nedeniyle feshedildiğini, davalı tarafından yapılan duyuruda güvenlik görevlisi personelin bankanın yapacağı sınava tabi tutulacağı ve sınavda başarılı olanların ihtiyaç olan şubelerde banka elemanı olarak çalıştırılacağının bildirildiğini, davacıya bu sınavın haber verilmediğini ve sınava girişinin engellendiğini, davalının her ilde şube açmaya devam ettiğini, bunun da güvenlik hizmetlerin 3. firmalardan almasının istihdam fazlalığı yaratmadığını gösterdiğini, bu nedenlerle feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, işe başlatılmaması halinde işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili yeniden yapılanma süreci başlatılarak davalının organizasyonel küçülme kararı aldığını, bu nedenle güvenlik hizmetlerinin alanında ihtisaslaşmış bir firmadan alınmasına karar verildiğini, davacının iş akdinin bu işletmesel karar doğrultusunda feshedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davalı bankanın el değiştirmesi sonucu yeniden yapılanma kapsamında güvenlik hizmetlerinin bu konuda ihtisaslaşmış şirketlerden alınmasına karar verilmesi nedeniyle 20.01.2011 tarihinde davacının işten çıkarıldığı, kamu kurumlarının dahi güvenlik, temizlik vb. konularda bu hizmetleri ihtisaslaşmış şirketlerden satın aldığı, davacının başka birimlerde çalıştırılmasının davalıdan beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilinin temyizi üzerine 22. Hukuk Dairesi'nin 12/10/2012 tarihli ilamı ile “...Davacı, dava dilekçesinde davalı tarafından güvenlik görevlileri için sınav yapılacağının bu sınavda başarılı olanların ihtiyaç olan şubelerde banka elemanı olarak görevlendirileceğinin bildirildiğini ancak, müvekkiline bu sınavın haber verilmeyerek sınava girişinin engellendiğini iddia etmiş, mahkemece davalı tarafından böyle bir sınav yapılıp yapılmadığı, sınavın koşullarının neler olduğu, sınavın bütün çalışanlara ve dolayısıyla davacıya duyurulup duyurulmadığı, davacının sınav şartlarına uyup uymadığı, sınavı kazananların banka elemanı olarak çalıştırılıp çalıştırılmadığı, davalı bünyesinde davacının çalıştırılabileceği iş olup olmadığı hususları araştırılmamıştır. Mahkemece bu hususlar araştırılarak bulunacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle bu şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, davalı bankadan davacının iddia ettiği gibi sınav yapılıp yapılmadığı, sınav koşullarının neler olduğu, sınavın bütün çalışanlara ve davacıya duyurulup duyurulmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabı esas alınarak davalı banka tarafından yaptırılan sınav ilanının günün haberleşme koşullarına uygun olarak internet ve mail yoluyla duyurulduğu, günün haberleşme şartlarında davacının sınavdan haberdar olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına davacının güvenlik işi yaptığı, güvenlik işinin bankacılık kapsamında yürütülen asli bir iş olmadığı, davalı bankanın güvenlik hizmetini işletmesel karar gereği ihtisaslaşmış ve bağımsız bir şirketten almaya karar verdiği, bu kararın davalı banka yönünden "yönetimsel karar" niteliğinde olduğu, davacının yapabileceği davalı işyerinde aynı veya benzer bir iş kalmadığı, bankacılık işine ait kadrolara yerleştirmenin davalı şlirketten beklenemeyeceği, davalı işverenin son çare olan fesih yoluna başvurmadan önce açmış olduğu sınav ile davacıya bir imkan daha tanımasına rağmen davacının sınava katılmadığı, feshe engel olabilecekken hareketsiz kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme tarafından bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucu davalı bankadan gelen yazı cevabı dikkate alınarak davacının internet ve mail yolu ile sınavdan haberdar edildiği halde sınava katılmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davalı bankadan gönderilen mailden davacıya sınavın haber verildiği tespit edilememekte olup ... isimli banka çalışanı tarafından gönderilen “güvenlik görevlilerine” “gişe yetkili yardımcısı sınavı“ konulu mailde “Arkadaşlar Davranış Bilimleri Enstitüsü Firmasından sınav ile ilgili bilgilendirme mailleri az önce özel mail adreslerinize gönderildi. Maillerinizden sınava davetlerinizi kontrol etmenizi rica ederim. Eğer mail gelmedi ise insan kaynaklarından ... ve ...'a mail ile bildirmenizi rica ederim. Sınavı 4-5 Aralık olarak belirlemiştik. Ama yaşanabilecek aksilikleri dikkate alarak bugun itibari ile (02/12/2010) sınavı açtık. Dilerseniz bu gün dilerseniz yarın cumartesi, pazar günü sınava girebilirsiniz. Sınav davetinde gerekli bilgiler zaten mevcut. Ama tekrar hatırlatıyorum verilen şifreyi kullanarak sınava bir defa girme hakkınız bulunmaktadır.” şeklinde mail gönderilmiştir. Mail içeriğinden sınav tarihi ile sınav için gerekli şifrenin ve diğer bilgilendirmenin sınavı yapan firma tarafından ilgililere elektronik posta ile gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının davalı yanında çalışırken kullandığı mail adresi ile sınavı yapan firmanın sistem kayıtları üzerine konusunda uzman bilirkişi katılımı ile inceleme yapılarak davacının sınavdan haberdar edilip edilmediği kesin ve net bir şekilde belirlenmeli ve daha sonra dosyadaki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy