Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 60 ve 73 parsel sayılı 60000 m2 ve 63500 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Mehmet Cemal Kayra ve müştereklerinin fuzuli işgallerinde olduğundan sözedilerek davalı ... adına, 104 parsel sayılı 16500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 100 dönüm miktar fazlası olarak davalı ... adına, 115 parsel sayılı 1125800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Bir kısım davacının miras bırakanlarının itirazının Kadastro Komisyonunca reddedilmesi üzerine davacı İslam Kayra ve paydaşları miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 115 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (B) harfi ile gösterilen 423800 m2 yüzölçümündeki bölümünün mera niteliğiyle davalı ... adına, 115 parsel sayılı taşınmaz 702000 m2 yüzölçümünde kabul edilerek 60, 73, 104 ve 115 parsel sayılı taşınmazların davacı İslam Kayra ve paydaşları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 60, 73 ve 104 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı İslam Kayra ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı Hazinenin dava konusu 115 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; dava konusu 115 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (B) harfi ile gösterilen 423800 m2 yüzölçümündeki bölümünün kamu malı niteliğinde mera olduğu, (A) harfi ile gösterilen 702000 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise kamu malı niteliğinde mera olmadığı, temyize konu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 702000 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı İslam Kayra ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 115 parsel sayılı taşınmaz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken mera niteliğiyle Hazine adına tescil hükmü kurulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün dördüncü ve beşinci satırlarında yazılı “Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına“ sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy