Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesini ücretlerinin zamanında ödenmemesi nedeni ile feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iş akdinin haklı nedenle feshinin sözkonusu olmadığını, iddialarının asılsız olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine 9.Hukuk Dairesi'nin 20/02/2012 tarihli ilamı ile onanmıştır. Onama kararına karşı davalı vekili maddi hata bulunduğunu ileri sürerek yeniden inceleme talebinde bulunmuş, 9.Hukuk Dairesi davalı vekilinin maddi hata talebini kabul ederek 12/06/2012 tarihli ilamı ile, dosya içinde yer alan aylık ücret bordrolarının bir kısmında fazla çalışma ücreti tahakkukuna yer verildiği, davacının imzaya itirazı olmadığı gibi, o ay içinde yapılan fazla çalışmaların daha fazla olduğu noktasında ihtirazi kaydı bulunmadığı, fazla çalışma ispatı noktasında yazılı
delil de olmadığı, bu nedenle fazla çalışma ücreti tahakkuku içeren imzalı bordronun bulunduğu ayların fazla çalışma ücreti yönünden hesaplama dışı tutulması ve davacının banka ait hesap ekstresinde fesihten sonraki tarihlerde maaş adı altında ödemeler yapıldığı anlaşıldığından bunların değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra fazla mesai ücreti bakımından kısmen kabul kararı vermiş, aylık ücret alacağı açısından ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurmuştur.
Mahkemece, kısmi bozma kararına uyulması halinde kısmi bozma kararı gereğince inceleme yapılır ve yeni bir hüküm verilir. Mahkemenin kısmi bozma kararı gereğince verdiği yeni hüküm temyiz edilirse, Yargıtay'ca yalnız kısmi bozma kararının kapsamına giren bölüm hakkında temyiz incelemesi yapılır.
Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir.
Somut olayda;
Davacının bozma öncesi mahkeme kararında kıdem tazminatı, yıllık izin, milli bayram ve genel tatil mesai alacakları hüküm altına alındığı halde bozmadan sonra verilen kararda bunlardan açıkça bahsedilmemiştir. Kıdem tazminatı ve diğer kabul edilen alacaklara ilişkin tespit hükmü kurulması infazda tereddütlerin önlenmesi bakımından gerekli olduğundan bu yön üzerinde durulmamış olması hatalıdır.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nun 370/2.maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin tümü ile hükümder çıkarılarak yerine;
“3-A)Davacının kıdem tazminatı alacağı yönünden davasının kabulü ile; hesaplanan 3437,21 TL (Brüt) kıdem tazminatı alacağının davalı şirketten aktin feshi tarihi olan 10/06/2010 tarihinden itibaren başlayacak ve bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsiline ve davacıya verilmesine,
B)Davacının yıllık ücretli izin alacağı yönünden davasını kabulü ile; hesaplanan 1798,40 TL (Brüt) ücretli izin alacağının 500 TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 17/06/2010 tarihinden itibaren, 1298,40 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 05/07/2011 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine,
C)Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden davasını kabulü ile; hesaplanan 608,44 TL (Brüt) ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının 500,00 TL lik kısmının temerrüt tarihi olan 17/06/2010 tarihinden itibaren, 108,44 TL lik kısmının ise ıslah tarihi olan 05/07/2011 tarihiden itibaren başlayacak bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin hüküm bölümleri bozma kararı kapsamı dışında kalıp kesinleştiğinden bu konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.