Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, 23.08.2011 yılından beri davalıya ait işyerinde ... Yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin haklı ve geçerli nedene dayanmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının asli görevlerini eksik ve kusurlu yaptığını bunun tutanaklarla sabit olduğunu, iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, feshe konu eylem hakkında cezai soruşturma talebinin bulunmadığı,eylemin ağırlığı itibari ile de çalışma süresi boyunca tekrarlanmadığı, davacıya atfedilecek bir kastın ispatlanamadığı, yapılan işlemlerin soyut gerekçelerden ibaret olduğu, davalı işverence de haklı fesihin kanıtlanmadığı,feshin son çare olma ilkesi ile de örtüşmediği feshin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan ../..
2013/24140-2013/19083 S.2
nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar. Yetersizlikten kaynaklanan nedenler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş akdi işçinin yetersizliğinden ve davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle feshedilmiştir. Feshe konu yapılan 19.10.2012 tarihli olay öncesinde de davacının 16.07.2012 ve 24.09.2012 tarihli eylemleri nedeniyle savunmaları alınarak 17.07.2012 ve ../..
2013/24140-2013/19083 S.3
02.10.2012 tarihlerinde ihtar verildiği anlaşılmıştır. Davacının bu üç tarihteki eylemleri hep birlikte değerlendirildiğinde davacının verilen görevleri yerine getirmediği, yaptığı işleri eksik ve hatalı yaptığından yeterliğinin bulunmadığı ve feshin geçerli nedenle yapılmasının yerinde olduğu anlaşıldığından, davacının davasının reddi gerekirken ve davalı taraf haklı neden iddiasında bulunmadığı halde Mahkemenin gerekçesinde işverenin haklı fesih nedenini ispatlayamadığının kabulü hatalı görülmekle kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. İşverenin feshi, davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedene dayandığından, davanın reddi gerekir. Yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21.15 TL harcın mahsubu ile kalan 3.15 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri olan 31.90 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy