Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü: İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının ... Müdürlüğü bünyesinde 1999 yılının Ekim ayından beri kat ve lokal görevlisi olarak çalışmakta iken, işveren tarafından 04/06/2010 tarihinde iş aktinin sebep gösterilmekssizin fesih edildiğini ileri sürerek, haksız işten çıkartılma nedeniyle feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kurumun işçi giderlerini karşılayamaması nedeniyle davacının iş akdinin fesih edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenin müstakil bir iş yeri olup, bünyesinde 4857 sayılı iş Yasası'nın 18. maddesinde belirtilen 30 işçi çalıştırmadığı, davacının iş sözleşmesinin yasada belirtilen şartlara uyularak iş akdinin fesih edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve kurumda çalışan sayısının tespiti uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden
işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davalının ülke çapındaki aynı nitelikteki işyerleri bulunduğu dikkate alındığında, fesih tarihinde 30 işçi çalışıyor olması şartı yerine gelmiştir. Kat ve ...Okulunda çalışmakta olan davacının iş sözleşmesi, ekonomik nedenlerle işçi sayısında azaltmaya gidilmesi gerekçesiyle feshedilmiştir. Davalı vekili tarafından işverenin mali durumuna ilişkin hiçbir belge sunulmamıştır. Mahkemece yeterli inceleme ve araştırma da yapılmaksızın karar verilmiştir. Öğretmenevleri konusundaki yasal düzenleme ve yönergeler de dikkate alınarak öğretmenevinin faaliyetinin devam edip etmediği, davacının yaptığı işin halen yapılıp yapılmadığı, İşyerinin faaliyeti konusunda uzman bilirkişilerden bir kurul oluşturularak ve gerek duyulursa mahallinde keşif gerçekleştirilerek, işyerinde ekonomik kriz nedeniyle bir istihdam fazlalığı doğup doğmadığı, tutarlılık ve ölçülülük ilkeleri kapsamında işletmesel kararın tüm işçilere uygulanıp uygulanmadığı, feshin kaçınılmaz olup
olmadığı, davacının eğitimi ve kıdemine göre bir başka işte değerlendirilme imkanının bulunup bulunmadığı ve ayrıca fesihten sonra işyerine davacı ile aynı nitelikte işçi alımı yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 11.12.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.