Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyeriinde çalışırken emekli olarak işten ayrıldığını, alacaklarının eksik ödendiğini iddia ederek fark kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2012 tarihli ilamı ile özetle ıslaha karşı ileri sürülen zaman aşımı savunmasının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda davalının ücret alacağı ile ilave tediye alacağı yönünden de zaman aşımı savunmasında bulunduğu, ödeme evrakının incelenmesinden asıl ücret alacaklarının 2000-2004 Mart;
ilave tediye alacaklarının 2000-2005 Ocak dönemine ait olduğu gözönüne alındığında ilave tediye alacaklarının da zamanaşımına uğradıkları değerlendirilerek hesaplama yapılmadığı belirtilmiş ve sadece zamanaşımından etkilenmeyen akdi ikramiye ve bunun işlemiş faizi hesap edilmiştir.
Mahkemenin bozma kararı sonrasında sadece akdi ikramiye ve bunun işlemiş faizi hakkında kısmen kabul kararı vermesi, ücret farkı alacağı ile işlemiş faizini reddetmesi, kesinleştiğini belirttiği alacakların akdi ikramiye asıl alacağı ve bunun faizi, ücret farkı asıl alacağı ile bunun faizi olarak sınırlandırılması nedeni ile ilave tediye asıl alacağı ile bunun faizi hakkında ne karar verildiği anlaşılamadığı gibi zamanaşımı savunmasına bu iki alacak bakımından itibar edilip edilmediği anlaşılamamaktadır.
Öte yandan bozma kapsamı dışında kalıp kesinleştiği belirtilen alacaklar ile ilgili infazda tereddütleri önlemek bakımından tespit hükmü kurulması gerekirken bu yapılmamıştır.
Mahkemece dava konusu edilen ıslah dilekçesi ile miktarı arttırılan ilave tediye asıl alacağı ile bunun işlemiş faizi hakkında ıslah zamanaşımını değerlendirecek şekilde olumlu olmusuz bir karar verilmeli, ayrıca kesinleşen alacakların tür ve miktarları ile faizlerini kapsayacak şekilde tespit hükmü kurulmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya ödenmesine, 24.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.