Mahkemesi : Manavgat İş Mahkemesi
Tarihi : 21/03/2013
Numarası : 2012/307-2013/111
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde garson olarak çalıştığını ancak fazla çalışmalarının karşılığının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini savunarak kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının başka bir işe girmek için işyerinden istifa ettiğini kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının fazla mesai alacağı çıkması nedeniyle işçinin haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davalı vekili, 13.02.2013 tarihli ıslah dilekçesinin 26.02.2013 tarihinde kendisine tebliği üzerine 04.03.2013 tarihinde ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Ancak bu dilekçesinde taraf isimlerini dilekçesine yazmadığı gibi, dosya esas numarasını da 2011/452 olarak bildirmiştir. Bu yanlışlığın fark edilmesi ıslaha itiraz süresinin geçmesinden sonra olmuş ve davalı vekili 13.03.2013 tarihinde bu dilekçe suretini ekleyerek yeniden dilekçesini doğru dosyaya bildirmiş, ancak mahkemece zamanaşımı savunması süresinde kabul edilmemiş ve zamanaşımı savunması değerlendirilmeden hüküm kurulmuştur.
Dosya da bulunan dilekçenin incelenmesinde, dosyaya yönelik somut bilgiler içerdiği ve davalı T.. Kablo vekili olarak imzaladığının anlaşılmasına, 2011/452 esas sayılı dosyanın davacısının ve davalının da farklı olması, sadece vekilin aynı avukat olması dışına ortak bir noktasının bulunmadığı ve dosyanın aşaması itibariyle de ıslaha karşı zamanaşımı savunmasını gerektirecek bir aşamada olmadığının anlaşılmasına göre, itiraz dilekçesi ile yanlış dosya numarası yazılarak süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunduğu kabul edilerek yeni rapor aldırılması gerekirken süresinde kabul edilmemesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde, davalıya iadesine, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy