Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı daha önce açmış olduğu işçilik alacaklarına ilişkin ... Asliye Hukuk mahkemesindeki davada fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kısmen kabulüne karar verildiğini, bilirkişi tarafından hesaplanan mahkemece hüküm altına alınan kısım dışındaki alacakları için icra takibinde bulunduğunu davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2008/114 sayılı icra takip dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığın, Bu icra takibi alacaklı davacı ile borçlu davalı arasında iş akdinden doğan kıdem, ihbar tazminatı, ulusal bayram ve tatil günleri alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, 22 günlük çalışma ve raporlu günler için ödenmeyen maaş alacağına dayandığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) 2007/3 Esas sayılı dosyası Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08/11/2010 tarih ve 2008/39272 Esas, 2010/33541 Karar sayılı ilamı ile onandığını, dosya kapsamından, borçlu davalının borçlu olduğunu bilmesine ve icra takip konusu alacağın likit olmasına rağmen borca itiraz ettiği anlaşıldığından itirazın iptali ile borçlu davalının icra inkar tazminatı ödemesine ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı davaya konu alacaklar için 25.8.2008 tarihinde icra takibinde bulunmuştur. Oysa davanın dayanağı olan ilk kismi dava da alacak miktarı 8.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Bu itibarla takibin yapıldığı tarihti davalı açısından kesinleşen bir miktar olmadığından davalı itirazının kötüniyetli olduğundan bahsedilemez. Bu haliyle İcra inkâr tazminata mahkûm edilmesi doğru değildir. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle gerekçesinden ve hüküm fıkrasından " İcra takip konusu 3094,70 TL alacak miktarı üzerinden hesap edilen %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, " rakam ve sözcüklerinin silinmesine, yerine "Kötüniyet tazminatı talebinin reddine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 07.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.