Mahkemesi : Antalya 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 25/09/2013
Numarası : 2012/473-2013/373
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinde mahkeme kararının hangi nedenlerle bozulması gerektiğine dair temyiz nedeni bildirilmemiş olması, Dairemizce gerekçeli temyiz dilekçesi sunularak temyiz edilen dosyalarda da temyiz dilekçesinde belirtilen temyiz nedenleriyle bağlı kalınarak temyiz incelemesi yapılıyor olması ile yine mahkeme kararında Dairemizce kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen bozma nedeni yapılmasını gerektirecek bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz sebeplerinin reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde işçi olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak sonlandırıldığından bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle sonlandırıldığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının kıdeminin 11 ay 14 gün olması nedeniyle kıdem tazminatı ve yıllık izin talebinin reddine diğer taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının hizmet süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, dosyaya sunulu işe giriş bildirgelerinin incelenmesinin davacının davalı işyerinde ilk olarak 2.11.2007 tarihinde girişinin bildirilmiş olduğu, 02/11/2007 - 16/04/2008, 17/04/2008 - 21/04/2009, 01/05/2009 - 04/11/2009, 05/11/2009 - 30/11/2009, 01/12/2009-18/10/2010 tarihleri arasında sigortalı hizmetinin bildirildiği 04/11/2009 tarihinde çıkışı verilip ibraname düzenleyip kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağı ödendiği, ancak 05/11/2009 tarihinde tekrar işverene ait işyerine işe girişinin yapıldığı, kesintili olmakla birlikte birkaç kez giriş çıkışının yapıldığı görülmektedir. Bu durumda, davacının hizmet süresinin hatalı tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacının, iş akdini fazla mesailerin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle işe gelmemek suretiyle fiilen sona erdirdiği anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü ile tüm hizmet süresine göre hakettiği kıdem tazminatını hesaplatıp ödenen miktarın faiziyle mahsup edilerek kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalı olup karar bozulmalıdır.
3-Davacının, 2.11.2007 deni itibaren davalı işyerinde kesintili çalışmalarının bulunduğu sabittir. Yıllık izne esas hizmet sürenin aynı işverenin yanında geçen kesintili çalışmaların toplanarak süresinin belirlenmesi gerektiği hususu gözönünde tutularak hesaplanarak yıllık izin ücretinin tespiti gerekirken 04/09/2009 tarihli ibranamede davacıya yıllık izin alacağı ödenmediği halde o dönem çalışmanın tasfiye edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy