Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 103 parsel sayılı 715046,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davacılar ... ile ...'un miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı 113 ada 103 parsel sayılı taşınmaza karşı açtıkları dava dosyaları da bu dosya ile birleştirilmiştir . Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ...'un temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı vekilinin 16.05.2010 tarihli keşif zaptında dava konusu 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazla ilgili davasından feragat ettiğinin yöntemine uygun şekilde belgelendirildiği dosya kapsamı ile saptanmıştır. Kural olarak feragat kabul gibi irade beyanları yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Öte yandan feragattan dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal nedende öne sürülmemiştir. Bu nedenlerle davacı ...'un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacı ...'dan alınmasına,
2-Davacılar ... ve ...'un temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazın mera olarak tahsis edildiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. ../..
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılageldiğinin saptanması ya da taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera niteliği ile tahsis edilmiş olması gerekir.
Somut olayda; dava konusu 113 ada 103 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece mera tahsis haritası ve eki belgelerin yerine yöntemine uygun biçimde uygulanmadığı, uygulamada haritalarda tarif edilen hangi poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanıldığı, uzman bilirkişi haritası ve eki raporda açıklanmamış, bu nedenlerle keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye ve bu yolla yargı denetimine açık bir rapor ve eki harita düzenlenmemiştir. Ayrıca dava konusu taşınmazı gösterir tevzi komisyonunun pafta örnekleri dosya içine konularak temyiz denetimi dahi sağlanmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tespite dayanak yapılan Toprak Komisyonunun 135 tevzi parselini gösterir toprak tevzi pafta örneği getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktaları ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, mera tahsisinin yapıldığı gün ile kadastro tesbitin yapıldığı gün arasında iktisap sağlayan 20 yıllık sürenin geçip geçmediği mera tahsisi ile ilgili yönetimsel işlemin kesinleşip kesinleşmediğinin iptali için idari yargı yerinde yasal süresinde bir dava açılıp açılmadığı açılmış ise sonuçlanıp hükmün kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 46/1, 16/B ve 18. maddeleri hükmü eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. ../..
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkemece dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığı ve bu nitelikteki taşınmazların özel siciline kaydedilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, infazda tereddüt yaratır şekilde tespit gibi tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davacılar ... ve ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ve ...'a iadesine, 12.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy