Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı 4955,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın konumu uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında gösterilen toprak tevzi komisyonunun 264 parseli kapsamında kalan 1091,65 m2, tevzi komisyonun 265 parseli kapsamında kalan 553,24 m2 yüzölçümündeki bölümü ve taşınmazın 256,76 m2 yüzölçümündeki bölümleri açısından yapılan temyiz incelemesinde; dava ve temyize konu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1091,65 m2 yüzölçümündeki bölümünün toprak tevzi komisyonu tarafından 264 parsel numarası ile Aralık 1962 tarih 245 sayılı tapu kaydına, taşınmazın 553,24 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tevzi komisyonun 265 parsel numarası ile Aralık 1962 tarih ... sayılı tapu kaydı ile haritaya bağlanmak suretiyle davalı Hazine adına tapuda tescil edildiği, Aralık 1962 tarih ... ve ... sayılı tapu kaydındaki iktisap nedenine göre taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı belirtilmekle bu nitelikte taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının mümkün olmadığı, ayrıca taşınmazın 256,76 m2 yüzölçümündeki bölümünün uzman bilirkişi rapor ve haritasında gösterilen ... ve ... komisyon tevzi haritaları kapsamı dışında kaldığı anlaşılmış ise de toprak komisyonunun 264 parselinin dayanağı olan 1962 tarih 245 sayılı tapu kaydının taşınmazdan ../..arta kalan 256,76 m2'lik bölümünün bulunduğu yönü kamu malı niteliğinde mera olarak okuduğu, resmi belgelere aykırı düşen yerel bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarına değer verilemeyeceği gibi bu tür yerler üzerinde zilyetlik süresi neye ulaşır ise ulaşsın hukuken değer taşımadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre konumu uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında gösterilen dava konusu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın toprak tevzi komisyonunun 264 parseli kapsamında kalan 1091,65 m2, tevzi komisyonun 265 parseli kapsamında kalan 553,24 m2 yüzölçümündeki bölümü ve taşınmazın 256,76 m2 yüzölçümündeki bölümlerine yönelik davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın davacı taraftan alınmasına,
2-Dava ve temyize konu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın konumu uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında gösterilip toprak tevzi komisyonunun 287 parsel numarası ile haritaya bağlandığı belirtilen 3053,56 m2 yüzölçümündeki bölüm yönünden yapılan temyiz incelemesinde; mahkemece dava ve temyize konu bu taşınmaz bölümü yönünden taşınmazın toprak tevzi komisyonunun 287 parsel numarası ile haritaya bağlandığı, 287 komisyon parseline ait haritanın dava konusu taşınmazı kısmen kapsadığı ve bu nitelikteki taşınmazların 3402 Sayılı Yasa'nın 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazın 3053,56 m2 yüzölçümündeki bölümünün toprak tevzi komisyonu tarafından 287 parsel numarası altında haritaya bağlandığı uzman fen bilirkişi rapor ve haritası ile dosyadaki kroki örneklerinden anlaşılmıştır. İade kararı üzerine Tapu Sicil Müdürlüğü 287 nolu tevzi parselinin kayıtlarda bulunmadığını, açık bir deyişle tapuda kayıtlı olmadığını bildirmiştir. Nitekim davalı Hazine'nin dayanağı olan tapu kayıtları yönlerinde tevzi komisyonunun 287 parseli Hani Görgün tarlası olarak okunmaktadır. İade kararı üzerine gelen Tapu Müdürlüğü yazısı ve davalı dayanağı tapu kayıtlarının tevzi komisyonunun 287 nolu parselini kişi taşınmazı olarak okuması hususları birlikte değerlendirildiğinde; tevzinin 287 parsel numarası altında haritaya bağlanan taşınmazın toprak tevzi çalışmalarında kişi adına belirlendiği, nitekim Hazine'ye ait olan taşınmazların tapuya tescil edilmesine rağmen kişiye ait olan 287 parselin ise tapuya tescilinin sağlanmadığı, hal böyle olunca dava konusu taşınmaz bölümünün tapu ../..siciline kayıtlı olmayan menkul mal hükmünde olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca somut olayda zilyetlikle kazanma koşullarının değerlendirilmesi zorunludur. Bu kapsamda yapılan incelemede; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, ayrıca dinlenilen yerel ve tutanak bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden de kalmadığı gibi bölgede yapılan tevzi çalışmaları sırasında da kaçak ve yitik kişilerden Hazine'ye intikal ettiğinden bahisle tapu siciline kayıtlı dahi olmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında mahkemece dava ve temyize konu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında toprak tevzi komisyonunun 287 parsel numarası ile haritaya bağlanan 3053,56 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına, taşınmazdan arta kalan bölümlerin ise tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy