Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 114 ada 3 ve 117 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 5671,50 m2 ve 823,65 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 2686,42 m2, 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise 31,77 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı Hazine adına, dava konusu 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 2985,08 m2, 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 791,88 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 114 ada 3 ve 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazların davacı Hazine’nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 254 sayılı tapu kaydı ile dayanak kaydın haritası kapsamında kalmadığı, 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin 16.09.2011 tarihli rapor ve eki haritasında gösterilen 2985,08 m2 yüzölçümündeki bölümü ile 117 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 791,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümleri yönünden tespit tarihinde zilyet davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen ../..diğer gerekçelere göre davacı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazların bir bölümünün davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması, yine mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması, ayrıca davacı Hazine'nin taşınmazın arzına yönelik dava açtığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara yönelik bir davasının bulunmadığı gözetilmeksizin davacı Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde bulunan muhdesatların davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi dahi isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 ve 4 nolu bentlerinin 2.satırında ayrı ayrı yazılı bulunan “iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 5, 6, 7 ve 8 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 5. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, yine ayrıca hükmün 1 nolu bendinin 2 nolu bendinin 2 ve 3. satırlarında yazılı bulunan “Hazine adına KAYIT VE TESCİLİNE” sözlerinden sonra hükme ”taşınmazın bu bölümü üzerinde bulunan iki katlı kargir ev ve deponun davalı ... Dinç'e ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmüne göre tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine”, yine hükmün 4 nolu bendinin 2 ve 3. satırlarından sonra gelmek üzere hükme “taşınmazın bu bölümü üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki iki adet taş ev ve ahırın davalı ... Dinç'e ait olduğunun 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmüne göre tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 19.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy