Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 3 ve 115 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 106,68 m2 ve 6461,11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3715,11 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan 2746,00 m2 yüzölçümündeki bölüm ile dava konusu 108 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kadastro Mahkemelerinde temyiz yoluna başvurma süresi l5 gündür. Hükmü temyiz eden davalı ...’a ilamın tebliğ edildiği 30.01.2012 günü ile temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği 23.02.2012 günü arasında yasada öngörülen l5 günlük süre geçmiştir. Bu nedenle davalı ...’ın temyiz inceleme isteminin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,
2- Davacı Hazine'nin dava konusu 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi rapor ve haritasında gösterilen 2746,00 m2 yüzölçümündeki bölüm ile 108 ada 3 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; her ne kadar davacı Hazine dava dilekçesinde tapu kaydından bahsetmiş ise de yargılamanın ilerleyen aşamalarında davacının tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısını açıkça bildirmediği, dava konusu 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 16.09.2011 günlü rapor ve haritada gösterilen 2746,00 m2 yüzölçümündeki bölümü ile dava konusu 108 ada 3 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kaydı oluşturulan toprak tevzi parselleri kapsamında kalmadığı, belirtilen bu bölümler ve taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 115 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması, ayrıca mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması, yine davacı Hazine'nin taşınmazın arzına yönelik dava açtığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara yönelik bir davasının bulunmadığı gözetilmeksizin davacı Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde bulunan muhdesatların davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi hususları isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin (c) bendinin 2.satırında yazılı bulunan “iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 2, 3, 4 ve 5 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 2. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan .../..yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 1 nolu bendinin (c) paragrafının 2 ve 3. satırlarında yazılı bulunan “Hazine adına KAYIT VE TESCİLİNE” sözlerinden sonra gelmek üzere hükme “taşınmazın bu bölümü üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki iki katlı kargir ev, iki adet taş ev ve samanlığın davalı .... a ait olduğunun 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmüne göre tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine” sözlerinin ayrı ayrı yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 19.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy