Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 687 ve 795 parsel sayılı sırasıyla, 1.705,81 m2 ve 5.050,37 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar...çocukları ...ve ... adına; aynı nedenlere dayanılarak, dava konusu 113 ada 728 ve 731 parsel sayılı sırasıyla 2.632,52 m2 ve 786,13 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise davalılar...çocukları ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, "koyundamı" mevkii olarak belirtilen alanın dava konusu taşınmazların uzağında 113 ada 1 nolu orman parselinin bulunduğu mahalde olduğu, bu nedenle davacının tutunduğu noter devir senedinin dava konusu taşınmazları kapsamadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Dava konusu 113 ada 687, 728, 731 ve 795 parsel sayılı taşınmazlar kadastro sırasında tapusuz olarak tespit edilmişlerdir. Tapusuz taşınmazlarda mülkiyet hakkının kazanımı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır. Davacı ..., dedesi ./..
Hüseyin Yangın'ın noter senedi ile dava konusu taşınmazları kendisi ile birlikte amcası olan davalıların babası...Yangın'a devrettiğini iddia ettiğine göre, davacının miras yoluyla gelen hakka değil satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandığının kabulü gerekir. Bu şekilde bir devir yazılı şekilde ispatlanabileceği gibi tanık beyanları ile de ispatlanabilir. Hal böyle olunca, araştırılması gereken husus davacı yararına zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığıdır. Ancak mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmamıştır.
O halde; Mahkemece davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazlar üzerinde yarı pay oranında davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kimin, ne zamandan beri, ne şekilde zilyet olduğu, davacı tarafın dava konusu taşınmazlarda zilyet olup olmadığı, davalı taraf zilyet ise zilyetliklerinin sadece kendi adlarına mı yoksa davalı adına da olup olmadığı hususları ayrıntılı, somut olaylara dayalı olarak araştırılarak, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy