(6100 S. K. m. 176)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı dava dilekçesi ile, 14.1.2009 tarihinde emekli olduğunu, TİS hükümlerine göre vardiya zammı veya gece zammı ödenmesi gerektiği halde ödenmediğini belirterek, 200,00 TL hafta tatili, 200,00 TL vardiya alacağı, 200,00 TL resmi dini bayram ve genel tatil alacağı, 200,00 TL fazla çalışma alacağı olmak üzere toplam 800,00 TL alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra, 1.6.2012 harç tarihli ıslah dilekçesi ile, fazla mesai alacağını 1.679,97 TL ye, vardiya alacağı talebini 2.250,99 TL ye. dava dilekçesinde talepte bulunmadığı halde gece zammı alacağını da 2.532,97 TL ye yükseltmek üzere ıslah etmiştir.
Davalı işveren, davacının hak ettiği ücretlerinin ödendiğini ayrıca taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve bu rapor uyarınca davacı vekilinin ibraz ettiği ıslah dilekçesi doğrultusunda kabule karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davacının dava dilekçesiyle açıkça talep etmediği gece zammı alacağını ıslah dilekçesiyle talep edip edemeyeceği noktasında ihtilaf bulunmaktadır.
H.M.K.nun 176 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanıyla tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule dair işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule dair işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslahla 2. bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni davaya konu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır. Somut olayda dava tümden ıslah edilmediği gibi ıslah harcıyla birlikte başvuru harcı yatırılmadığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün değildir. Bu alacaklar hakkında dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla gece zammı alacağına dair ıslah isteminin reddine karar vermek gerekirken bu alacak hakkında hüküm kurularak ıslaha değer verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazı kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün bozulmasına, peşin alınan harcın istenmesi halinde davalıya iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy