Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 228 ada 16 parsel sayılı 5608,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak talebini değiştirmiştir. Mahkemece davanın sulh nedeniyle kabulüne, dava konusu 228 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından hazırlanan 05.7.2012 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretli 300 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına, (B) harfi ile işaretli 5308,75 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davalı ... adına, tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 313.madde hükmünde "Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme" olarak nitelendirilmiştir. Tarafların yargılama sırasında 27.6.2012 tarihli keşif gününde dava konusu taşınmazdan 300 m2 yüzölçümündeki bölümün davacıya verilmesi konusunda sulh oldukları, sulh anlaşmasına göre infaz haritasının çizildiği, anlaşılmaktadır. Aynı kanunun 315.madde hükmünde sulhün ilgili bulunduğu davayı sona erdireceği ve kesin hüküm gibi
hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir. 1086 sayılı HMK'nun yürürlüğü döneminde de öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre sulh, kabul, feragat gibi irade beyanlarının (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 154 maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla) kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sulh sözleşmesi gereğince sonlandırıldığı, sulhten dönmeyi haklı kılacak sebeplerin de ileri sürülmediği gözetildiğinde davacı ... ile davalı ... 'ün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının mahsubu ile geriye kalan 3,15 TL harcın ayrı ayrı davacı ve davalıdan alınmasına, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy