Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 221 ada 2 parsel sayılı 19.470,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 221 ada 2 parsel sayılı taşınmazın; 3 parsel sayılı taşınmazın sınırından başlamak suretiyle 6.000 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalı ... adına, davalı adına tescil edilen kısımdan itibaren 2.000 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... ve diğer tapu maliki... adına, taşınmazın geriye kalan 11.470,62 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının taşınmaza uyduğu, davalının zilyetliğinde bulunan kısmın ise 6.000 m2 olup, davacı ve davalıya ait olan taşınmaz bölümleri dışında kalan kısmın davalı Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi oluşturulan hüküm de usul, yasa ve dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı tüm tedavülleri ile ve varsa haritası ile birlikte getirtilmediği gibi, keşif mahallinde yerine uygulanması da yeterli biçimde yapılmamıştır. Tapu kaydının uygulamasının yapıldığı
./...
2013/7553-19678 S.2
10.09.2012 tarihli keşfe teknik bilirkişi götürülerek, davacının hak iddia ettiği taşınmaz bölümünün neresi olduğu işaretlettirilerek davacının tutunduğu tapu kaydının niza konusu işaretlenen bölüme ait olup olmadığı belirlenmediği gibi, yeterli biçimde zilyetlik araştırması da yapılmamıştır. Kabule göre de, mahkemece tapu kaydının taşınmazın bir bölümüne uyduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; teknik bilirkişiye ifraz haritası düzenletilmediği gibi, şahıslar arasında görülmekte olan davada Hazine taraf olmadığı halde Hazine adına ve dava açmayan diğer tapu kayıt maliki lehine de hüküm tesis edilmiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilemeyeceği gibi, malik hanesi açık olarak tespit yapılmadığına göre resen malik belirlenmesini gerektirir koşullar oluşmadığından dava dışı Hazine ile 3.kişiler lehine hüküm kurulması dahi isabetsizdir.
O halde; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 02.02.1978 tarih ve 4 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile ve varsa haritası ile birlikte ... Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, ... Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle davacıya hak iddia ettiği bölüm göstertilerek, fen bilirkişisinden gösterilen bölümün harita üzerinde işaretlenmesi istenilmeli, daha sonra dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle niza konusu bölüme uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, niza konusu bölümün kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde niza konusu bölüm üzerinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, tapu kaydının hak iddia edilen bölüme uyduğunun anlaşılması halinde tapu kayıt maliklerinden sadece davacının dava açtığı gözönünde
bulundurularak niza konusu bölümün tapudaki 1/2 hissesi oranında davacı ... adına, niza konusu bölümün geriye kalan 1/2 payı ile taşınmazın niza konusu olmayan bölümünün ise davalı adına tapuya tesciline karar verilmeli; tapu kaydının uymadığı ancak niza konusu bölüm üzerinde davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun öngördüğü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde ise niza konusu bölümün davacı adına, taşınmazın geriye kalan bölümünün davalı adına tesciline karar verilmeli, tapu kaydının uymadığı ve zilyetlik koşullarının da davacı yararına oluşmadığının saptanması halinde ise davanın reddi ve ihtilafın dosyanın tarafları arasında çözümlenerek tescil hükmü kurulacağı düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi keşfe fen bilirkişisi götürülüp ifraz haritası düzenlettirilmeden ve diğer tapu maliki ile Hazinenin davada taraf olmadıkları gözetilmeden karar verilmesi dahi isabetsiz olup davacı ve davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde davacı ... ve davalı ...'ye iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy