Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 447 ada 7 parsel sayılı 2177.63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 1/4 payı davalı ..., 3/4 payı davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
O halde; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı Hazinenin tutunduğu arpa bükü mevkili 1289 yoklama 365 sayılı sicilden gelen 5.1.1944 tarih 33 ve davacının tutunduğu hane altı mevkili 1289 yoklama 71 sayılı sicilden gelen 6.6.1965 tarih 33 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, davalı ... tarafından dayanılan kaydın kadastro komisyonunca 446 ada 28 ila 32,35 ila 45,447 ada 2 ila 9,455 ada 25,43 ila 75,79,81 ve 82 parsel sayılı taşınmazlara uygulandığı görülmekle bu kapsamdaki tüm taşınmazlara ait kesinleşme şerhini gösterir tutanak örnekleri ile kadastroca oluşan tapu kayıtları getirtilmeli, davalı olan varsa kaydın kapsamının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi için bu davaların birleştirilmesi gerektiği dikkate alınmalı bu husustan hareketle özellikle 16.Hukuk Dairesince temyiz incelemesi yapılan 447 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davaların aynı nitelikte olduğu gözden kaçırılmamalı, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı ....nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.1.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy