Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 03/03/2008-11/01/2011 tarihleri arasında davalı işyerinde 950,00TL net ücret ile satış danışmanı olarak ve aralıksız çalıştığını, hiçbir haklı neden gösterilmeden işten çıkarıldığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 11.01.2011 tarihli fesih bildiriminde de belirtildiği üzere çalışma arkadaşı ...'a küfür ve hakaret ederek tartakladığını, bu hususun kamera ve tanık beyanları ile sabit olduğunu, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeplerle ve süresinde feshedildiğini, fesih ile ilgili tebligatın davacı tarafından elden alınmaması üzerine posta yoluyla iadeli taahhütlü bildirildiğini, ihbar ve kıdem tazminatı alacağının olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, incelenen iş yeri dosyası, dinlenen tanık beyanları, taraf beyanları ve izlenen CD'den davacının 30.12.2010 tarihinde işyerinde iş arkadaşı ... ile tartıştığı hususu sabit olup itelemenin ve konuşulan sözlerin kaydın ses içermemesi nedeniyle sabit olmadığı, davalı
Tanıklarının tartışmanın tarafı olan ve şikayet dilekçesi veren ... ve tartışmada ismi geçtiği iddia edilen ... olduğu, davacı tanıklarının beyanlarından işyerinde işçileri çıkartmak için davalı tanıklarının tartışma çıkarttığını belirttikleri, tartışmanın kim tarafından ne suretle çıkarıldığı ve davacı tarafından söylenen sözlerin söylenip söylenmediğinin şüpheli olduğu, kaldı ki tartışmanın tarafı olan ...'ın işten çıkartılmamış olmakla işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı, bu durumda davalı tarafından dayanılan haklı nedenin varlığının kabul edilemeyeceği, davacının işyeri şahsi dosyasında da hakkında daha önce benzer davranışlar nedeniyle işlem yapıldığına dair herhangi bir belge olmadığı, mahkememizce haklı neden olarak kabul edilmeyen fesih nedeninin işverenin yönetim hakkı kapsamında işyerinde tartışma suretiyle huzursuzluk çıkartılan davacıyla çalışmak istememesinin ancak geçerli fesih nedeni sayılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda; İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. Mahkemece işveren feshinin haklı olmayıp, geçerli neden sayılabileceği kabul edilmişse de;
Davalı tanığı ...’ın 24.01.2012 tarihinde mahkemede verdiği beyanında; davacının reyonda herkes ile tartıştığını, en son kendisi ile tartıştığını, işyerine yaptığı müracaat neticesi davacının kendisiyle tartışması ve küfür etmesi nedeni ile işten çıkartıldığını ...’ın işyeri beyanında; davacının reyonda üzerine yürüdüğünü kendisinin olayın büyümemesi için başka bir reyona geçtiğini, davacının oraya gelip herkesin içerisinde kendisini iteklediğini, arkadaşlarının araya girmesi üzerine başka bir reyona geçtiğini, yine peşinden gelerek herkesin içinde “o… sun kızım sen” dediğini, moladan döndüğünde “o… seni ...’a s.....m” dediğini, aradan yarım saat geçtikten sonra “...’a kaç kere v... seni bu kadar savunuyor” dediğini davalı tarafından işyerinde yapılan soruşturmada işyeri çalışanlarından...’nın 05.01.2010 tarihli beyanında; davacının ...’ e karşı tehdit, hakaret ve küfür savurduğunu, Gülşen’in kolundan çekerek “bak sana neler yapacağım, görüşürüz bundan sonra, seni s...m” gibi ağza alınmayacak sözler söylediğini, reyonda davacının peşini bırakmadığını,...’in ise sürekli olarak “Hediye ben seninle tartışmak istemiyorum” diyerek uzaklaştığını, ./..
davacının çalışan arkadaşlarının çoğuna buna benzer tehdit, yıldırma ve aşağılama yaptığını davacının 08.01.2010 tarihli işyeri beyanında tartışma olduğunu kabul etmekle beraber kötü kelime söylenmediğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Tüm bu somut olgular karşısında davacının eyleminin işverenin bir başka çalışanına sataşma olduğu, bu durumun işverene İş Kanunu 25/II-d bendi kapsamında iş akdini haklı nedenle fesih yetkisi verdiği, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy