(2918 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün: Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalının davacı idareye ait 06 ... 22 plaka sayılı araç sevk ve idaresinde iken Dikmen 10. sokakta park halindeki bir başka araca, daha sonra 06 ... 27 plaka sayılı araç ile 60 ...800 plaka sayılı araçlara çarpmak suretiyle hasar verdiğini, araç sahipleri tarafından müvekkili idare aleyhine Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/370 Esas ile tazminat davası açıldığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sürücü B. D.'nin %100 kusurlu bulunduğunu, anılan kararla Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2007/3746 ve 3747 Sayılı dosyalarıyla icra takibine başlanıldığını, idarece her iki dava dosyasına toplam 9.370,27tl. ödendiğini belirterek ve fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı tutarak; 9.370,27tl'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, davaya konu olay sebebiyle Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi'ne açılan ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, yine davacı tarafça müvekkili aleyhine Ankara 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/2321 Esas sayılı ve 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1995 esas sayılı davalarında müvekkilinin kusursuz olduğuna hükmedildiğini, davacı aleyhine kesin hüküm söz konusu olduğunu, kazanın teknik arızadan kaynaklandığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, bunun işyerinde oluşturulan hasar komisyonu tarafından da tespit edildiğini, sözü edilen aracın geçmişte de fren arızası sebebiyle kazalara neden olduğunu, işverenin aracın tis hükümlerine rağmen gerekli bakımlarını yaptırmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı işçinin Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp kesinleşen davada %100 kusurlu olduğunun saptandığını, davalının tam kusurlu olması sebebiyle davacının rucu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işçiye davacı idarenin rucu hakkı bulunup bulunmadığı ihtilaflıdır.
Mahkemenin gerekçesinde dayandığı Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/370 esas sayılı davasında davalı işçi, taraf olarak yeralmamaktadır. Davaya ihbar olunan olarak katılıp vekili vasıtasıyla davayı takip etmiş ise de hakkında hüküm kurulmamıştır. Bu kararın davacı idare tarafından davalı sıfatıyla temyizi üzerine karar onanmış ve onama ilamında davacının işleten olarak K.T.K.nun 85. maddesine göre kusursuz sorumluluğuna vurgu yapılmıştır. Bu hükmün davalı işçi açısından kesin hüküm olarak değeri yoktur.
Öte yandan Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/1995 Esasına kayden görülen davada Başak Sigorta A.Ş. söz konusu kaza sebebiyle kazada hasar gören 06 ... 511 plaka sayılı araç sahibine ödediği miktar için davacı aski davalı işçiyi davalı göstererek rücu davası açmış, mahkeme bilirkişiden rapor almış, bilirkişi E. B. kazanın teknik arızadan meydana geldiğini, davalı işçinin kusurlu olmadığını, aracın periyodik bakımlarını yaptırmayan davacı aski'nin tamamen kusurlu olduğunu mütalaa etmiştir. Rapora itibar eden mahkeme davalı işçinin kusursuz olması sebebiyle hakkındaki davayı reddetmiş, davacı aski hakkındaki davayı kabul etmiştir. Karar, davacı aski'nin temyizi üzerine UYAP ortamında yapılan sorgulamada 17. Hukuk Dairesi'nin 15.11.2007 tarih ve 2007/2070 Esas 2007/3679 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Davanın konusu olan kaza aynı olup davacıyla davalı o davada taraf olduğuna göre kusur konusunda ortada kesinleşmiş bir hüküm bulunmaktadır. Bu sebeple davacı hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından esastan reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönlere dair temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy