Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının davalı nezdinde 5953 sayılı Kanuna tabi haber muhabiri olarak çalıştığını, davacının fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ihtarnameye rağmen ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil mesai ücretleri ile bunların %5 fazlalık alacaklarının ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davacının fazla mesai,hafta tatili, dini bayram tatil alacağı ve yıllık izin alacağının bulunmadığını, aksi kanaat kabul edilmesi halinde %95-99 oranında hakkaniyet indiriminin uygulanmasını talep ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davacının fazla mesai yaptığı, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ücretlerinin ödenmediği,hafta tatili iznini kullandığı ve yıllık izin ücretini ise talep edemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının hüküm altına alınan alacaklarının 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’a dayanması ve ilgili kanunda bu kanundan doğan alacaklara en yüksek banka faizi uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamasına rağmen mahkemece
hüküm altına alınan genel tatil alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizinin işletilmesi ayrıca davalının 28/10/2009 tarihinde tebliğ edilen alacakların 2 iş günü içinde ödenmesini içeren ihtarname ile 31/10/2009 tarihinde temerrüde düşürülmesine rağmen temerrüt tarihinin 30/04/2009 olarak gösterilmesi ve ıslah ile istenen alacak miktarına temerrüt tarihi yerine ıslah tarihinde itibaren faiz işletilmesi hatalıdır.
Nevar ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1, 2, 3 ve 4. bentlerinin silinerek yerine;
"1-Net 12.092,26 TL fazla mesai alacağından takdiren %50 oranında indirim yapılarak, 6.048,13 TL olarak kabulü ile temerrüt tarihi olan 31/10/2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Net 174,638,87 TL fazla mesai, %5 fazla ödeme alacağından takdiren (%50+%95) oranında indirim yapılarak 4.365,96 TL olarak kabulü ile, temerrüt tarihi olan 31/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Net 974,10 TL genel tatil ücret alacağından takdiren %50 indirim yapılarak 487,05 TL olarak kabulü ile temerrüt tarihi olan 31/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4- Net 9.771,63 TL genel tatil ücret alacağının %5 fazla ödeme alacağından takdiren (%50+%95) indirim yapılarak 244,28 TL olarak kabulü ile, temerrüt tarihi olan 31/10/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy