Mahkemesi : Çaycuma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 27/01/2014
Numarası : 2013/104-2014/68
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 22/06/1984-10.02.2010 tarihleri arasında çalıştığını, çalıştığı dönemde yürürlükte olan TİS'lere göre yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, yıllık 2 ton olarak yapılması gereken kömür yardımının 2 ton yerine 1 ton yapıldığını ve 631 sayılı KHK çerçevesinde emekli olduğunda ödenmesi gereken tazminatın ödenmediğini bildirerek eksik yıllık izin ücreti, eksik verilen kömür ücreti ve 631 sayılı KHK çerçevesinde ödenmesi gereken tazminat alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, davacı işçinin ödenmeyen yıllık izin ücreti alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
4857 sayılı Kanunun 54üncü maddesinde, yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında, işçinin aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde çalıştığı sürelerin birleştirilerek göz önüne alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda, işçinin daha önce aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde geçen hizmetlerinin yıllık izne hak kazanma ve izin süreleri hesabı yönlerinden dikkate alınması gerekir. Kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmetlerin de aynı gerekçeyle izin hesabı yönünden birleştirilmesi zorunludur. Bununla birlikte, işçiye önceki feshe bağlı olarak kullanmadığı izin ücretleri tam olarak ödenmişse, bu dönemin sonraki çalışma sürelerine eklenerek izin hesabı mümkün değildir. Önceki çalışma döneminde izin kullandırılmak veya fesihte karşılığı ödenmek suretiyle tasfiye edilmeyen çalışma süreleri, aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerindeki çalışmalara eklenir. İşçinin aralıklı olarak aynı işverene ait işyerinde çalışması halinde, önceki dönemin kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiş olması, izin yönünden sürelerin birleştirilmesine engel oluşturmaz. Yine, önceki çalışılan sürede bir yılı doldurmadığı için izne hak kazanılmayan süreler de, işçinin aynı işverene ait işyeri ya da işyerlerindeki sonraki çalışmalarına eklenerek yıllık izin hakkı belirlenmelidir. Yıllık izin, özde bir dinlenme hakkı olup, aralıklı çalışmalarda önceki dönem zamanaşımına uğramaz.
Somut olayda davalı davacının kullanmış olduğu yıllık izinlere ilişkin izin talep dilekçesi ve yetkili makamın onayını içeren izin belgelerini dosyaya sunmuştur. Bilirkişi yıllık izine ilişkin yapmış olduğu hesaplamada ikili hesaplama yapmak suretiyle A. bendinde; davacının sunmuş olduğu yıllık izine ilişkin belgelerden yürürlükte olan TİS'e göre yıllık izin harçlığı ödenmiş olanları, bu harçlıkların ödenmiş olmasını izinlerin kullanıldığına karine kabul ederek toplam kullanılmayan 455 gün yıllık izin üzerinden hesaplama yapmış; B. bendinde ise tüm belgeleri değerlendirmek suretiyle toplam kullanılmayan 235 gün yıllık izin üzerinden hesaplama yapmıştır. Mahkemece A. bendi hükme esas alınmıştır. Yukarıda izah olunduğu üzere yıllık izinlerin kullandırıldığının ispatı imzalı izin defteri veya eşdeğer belgelerle yapılabilir. Mahkemece bu husus dikkate alınmadan, bilirkişi tarafından doğru olarak yapılmış olan B. bendindeki hesaplamanın hükme esas alınması gerekirken, yıllık izinlerinin kullandırıldığının ispatının daha da ağırlaştırılarak TİS'e göre yıllık izin harçlığının ödenip ödenmemesine bağlı kılındığı A. bendinin hükme esas alınmış olması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine,
24.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy