Mahkemesi : Adana 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/03/2014
Numarası : 2012/3-2014/215
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücret, ulusal bayram genel tatil ve fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 26. Maddesine göre hâkim, kanundaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili 04.01.2012 havale tarihli dilekçesinde davacının sabah 08:00’da başlayıp akşam 19:30’a kadar çalıştığını, cumartesi günleri yine sabah 08:00’da başlayıp akşam 17:00’a kadar çalıştığını ve Pazar günlerine denk gelmeyen ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını belirterek fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının haftanın 6 günü 08:00-20:00 arasında 12 saat çalışması olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması davacının talebinin aşılmış olması sebebiyle hatalıdır.
3-İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında belirsiz alacak davasında dava tarihinden kısmi davada dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.
Somut olayda davacı 01.12.2011 tarihli ihtarnamesiyle davalıyı temerrüde düşürdüğü halde fazla mesai, ücret ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirlenmeside doğru olmamıştır.
Hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen kabul edilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına avukatlık ücreti takdir edilip edilmeyeceği önem kazanmaktadır. Davanın açıldığı veya ıslah yoluyla dava konusunun artırıldığı aşamada, mahkemece ne oranda ve miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilinememektedir. 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirimler nedeniyle ve fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden indirim yapılması durumunda reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemez.
Davacı vekilinin ıslah ile arttırdığı fazla mesai ücretinin reddedilen kısmının hakkaniyet indiriminden kaynaklanmasına ve hakkaniyet indirimi nedeni ile reddedilen kısım için karşı taraf yararına avukatlık ücreti verilmesi mümkün olmamasına rağmen, mahkemece hakkaniyet indirimi nedeni ile reddedilen kısım üzerinden davalı yararına avukatlık ücreti verilmiş olması bozma sebebidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 15/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy