Mahkemesi : Trabzon 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 08/05/2014
Numarası : 2013/350-2014/263
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, davalı işyerinde 19.08.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, sürekli fazla mesai yaptığını, mesaisinin 08:00-18:00 saatleri arasında olmasına rağmen saat 22:00’ye kadar, zaman zaman 24:00’e kadar, hatta 01:00’e kadar çalıştığını, işverenin fazla çalışmalarının yarısına yakınını ödediğini, geri kalan miktarı ödemediğini, fazla mesai alacaklarını istemesine rağmen olumlu yanıt alamaması nedeniyle 12.07.2012 tarihli yazı ile iş akdini 25.07.2012 tarihinde feshedeceğini davalı işverene bildirdiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 19.08.2010 tarihinde kurye olarak işe başladığını, halen davalı şirket bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, iş akdinin feshedileceği yönündeki beyanın gerçeğe uygun olmadığını, davacı ile şirket bünyesindeki iş akdinin halen devam ediyor olması nedeniyle davanın konusunun bulunmadığını, davacının fazla mesai yaptığı sürelere ilişkin ücretinin davacıya eksiksiz ödendiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdini fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshettiğini ileri sürdüğü, davalının ise davacının iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini savunduğu ve 10.08.2012 tarihli noter ihtarnamesini sunduğu, devamsızlık tutanaklarının bulunmadığı, davacının 12.07.2012 tarihli dilekçesi ile davalı işyerinde 19.08.2010-07.08.2012 tarihleri arasında çalıştığını, mesailerinin eksik ödenmesi nedeniyle iş akdini feshettiğini bildirdiği, davacının dilekçesi ile davalı ihtarının tarihlerinin karşılaştırılması sonucu davacının istifasının davalının ihtarından önce gerçekleştiği, davacının fazla mesai ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle istifa ettiğini iddia ettiği, 2012 Haziran ayına ait mesai çizelgesi ile 2012 Haziran ayına ait ücret bordrosu karşılaştırıldığında davacıya eksik fazla mesai ücreti ödendiğinin belirlendiği, davalı tarafça dosyaya sunulan ve ihtirazi kayıt konulmadan davacı tarafından imzalanan ücret bordrolarında fazla mesai tahakkukları bulunduğu anlaşılmış ise de bordroların içeriğinin imza sırasında imzalayan kişi tarafından görülmeyecek bir şekilde düzenlendiği, öte yandan 2012 yılı Haziran ayına ait mesai çizelgesi ve bu çizelgede belirtilen çalışma düzenini doğrulayan tanık beyanları nazara alınarak tüm çalışma düzeni için bilirkişi raporunda belirlenen fazla mesai ücret alacağının hüküm altına alındığı, fazla mesainin yazılı belgeye dayandığının kabulü ile hakkaniyet indirimi yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece davacının fazla mesai alacaklarının bulunduğu ve davacının iş akdini fazla mesai alacaklarının eksik ödenmesi nedeniyle feshettiği, davalı feshinin ise davacı feshi sonrasında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dosyaya davacı tarafça sunulan ve davalıya ibraz edilip edilmediği, edildi ise hangi tarihte ibraz edildiğine dair hiçbir açıklık bulunmayan fesih dilekçesinin 12.07.2012 tarihli olmasına rağmen davalı işyerinde 19.08.2010-07.08.2012 tarihleri arasında çalıştığının belirtildiği görülmektedir. İstifa dilekçesinin davalıya tebliğine dair dosyada delil bulunmamaktadır. İstifa dilekçesinde davacı dilekçe tarihinden sonrası için davalı işyerinde çalıştığını beyan etmiş olup istifa dilekçesinde davacının imzasıda bulunmamaktadır. Mahkemece davacının istifa dilekçesi ile ilgili beyanı alınmalı, çalışma tarihleri ile dilekçe tarihi arasında neden çelişki olduğu açıklattırılmalıdır. Ayrıca dava tarihi 24/07/2012 tarihi olup, davacının istifa dilekçesinde davalı işyerinde 07/08/2012 tarihine kadar çalıştığını belirtmesi nedeni ile söz konusu çelişkiler davacı asile açıklattırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacının 2012 Haziran ayında giriş çıkış kayıtlarını içerir personel izleme çizelgelerine göre Haziran 2012 ayı ücret bordrosunda ödenenden fazla süreyle fazla mesai yaptığı sabit olup davacının 2012 Haziran ayı için fark fazla mesai ücretine hak kazandığının kabul edilmesi yerindedir. Ancak davacının 2012 Haziran ayı dışında giriş çıkış kayıtları dosyada bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai tahakkuku bulunup davacının ihtirazi kayıt koymadan bordroları imzaladığı görülmektedir. Fazla mesai tahakkuku bulunan aylar için davacı daha fazla mesai yaptığını ancak yazılı delille ispat edebilir. Fazla mesai tahakkuku olan diğer aylar için dosyaya bu manada yazılı delil sunulmamıştır. Bu durumda fazla mesai tahakkuku bulunan ayların fazla mesai hesabında dışlanması gerekir. Fazla mesai tahakkuku bulunmayan aylar için tanık beyanına göre hesaplama yapılmalı, tanık beyanı ile hesaplama yapılan aylar için hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy