Mahkemesi : Mersin 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 03/04/2014
Numarası : 2012/584-2014/69
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin 1 yıl 1 ay 11 gün süreyle davalı iş yerinde çalıştığını fakat sigortasının yaptırılmadığını, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle ve işverence ayrılması istediğinden ayrıldığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Anadolu Tıp Hizmetleri A.Ş de çalışmasının bulunmadığını, Özel Yenişehir Hastanesinde çalıştığını iddia ettiği tarihte 21/06/2003 tarihinde Uray Vergi Dairesinin 2930313212 nolu vergi kaydıyla kendi adına vergi tesis ettirdiğini ,bu sebeple çalışmasının olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 21/06/2003- 02/08/2004 döneminde pratisyen hekim olarak çalıştığı hususunun kesinleştiği, işverence iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğinin ispatlanamadığı, bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığı ya da fesihte karşılığının ödendiğinin işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin hangi tarafça feshedildiği, feshin haklı olup olmadığı ve buna bağlı olarak da davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25 inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17 nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26 ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar.
İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez.
İşçiye bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmamış olması, tanınan ihbar önelinin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz
Davacı dava dilekçesinde ücretlerin zamanında ödenmemesi ve işten ayrılmasının istenmesi sebepleri ile işten ayrıldığını beyan etmiştir. Davalı da davacının kendisinin işten ayrıldığını savunmuştur. Bu durumda iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı işverenin davacının çalışmalarını SGK'ya bildirmemesi işçiye haklı fesih hakkı verir. Bu durumda davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü yerinde ise de iş sözleşmesinin haklı nedenle dahi olsa kendisi fesheden tarafın ihbar tazminatı isteyemeyeceği gözetilmeden ihbar tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
3-Taraflar arasında davacının almış olduğu ücretin miktarında da uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı aylık net 750 TL ücret aldığını iddia etmiş ve mahkemece de iddia doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Ancak Mersin 2. İş Mahkemesinin 2007/ 604 E, 2012/1052 K. sayılı kesinleşen kararında davacının asgari ücretle çalıştığı tespit olunmuş, bu husus taraflar arasında kesinleşmiştir. Kesin hüküm re'sen nazara alınarak davacının tazminat ve yıllık izin alacağının çalıştığı dönemin asgari ücretine göre hesaplanması gerekirken bu husus değerlendirilmeden oluşturulan hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy