Mahkemesi: Altınözü Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi: 30/01/2013
Numarası: 2009/51-2013/33
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, Belediyenin, sendika adına kestiği aidatları 2821 sayılı Yasanın 61 maddesine nazaran "kesildikleri tarihten itibaren bir ay içinde" Sendikaya ödemediği gibi taraflarından gönderilen 10/01/2003 tarih ve 01599 sayılı ihtarnameye rağmen ödenmediğini, belirterek 2.000,00 TL aidat alacaklarının kesildiği aylardan bir ay sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Belediye davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 2004-2005 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalışan işçilerden aidatın kesilmediği, 2004 yılı Temmuz ayında işçilerin üyelikten çekildikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 61. maddesinden kaynaklanmaktadır.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1. maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir. Üyelik aidatı ancak üyeliğin devamı süresince işçinin ücretinden kesilebileceğinden işçinin üyeliğinin devam edip etmediği önem taşır. Bu nedenle toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu sürece işyerinde çalışan işçilerden sendikaya üye olanlar veya üyelikten çekilenlerin aynı şekilde işverene bildirilmesi gerekir.
Somut olayda, davalı tarafından 2004 Temmuz ayında sendikaya üye olan tüm işçilerin istifa ettiğini açıklanıp, Temmuz 2008 tarihinde B.. S..ndan çekilen 38 adet işçiye ait üyelikten çekilme bildirimi sunulmuştur.
Davacı vekili 30.09.2009 ve 26.05.2010 tarihli duruşmalardaki beyanında taleplerinin Ağustos 2004 tarihinden, 31 Aralık 2005 tarihine kadar ki dönemde davalı Belediye de çalışan isçilerden kesilmesi gereken aidat alacağı olduğunu açıklamıştır.
Sendika üyesi olmayan ya da üyeliği sona eren işçilerin Toplu İş Sözleşmesinden yararlanabilmesi için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 9.maddesi uyarınca dayanışma aidatı ödeyerek Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması için işverene başvurması gerekir. İşçinin bu yönde yazılı bir başvurusu mevcut değil ise, işverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 61.maddesi uyarınca dayanışma aidatı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Öte yandan davalı işverenin Toplu İş Sözleşmesinin tüm hükümlerini üye olmayan ve dayanışma aidatı dilekçesi vermemiş olan işçilere de uygulaması halinde ve işçilerin de herhangi bir itirazda bulunmadan sendika üyesi işçilerin yararlandığı hakları alarak kabul etmesi durumunda sendikanın işverenden dayanışma aidatı isteme hakkı bulunmaktadır.
Dosya içerisin de işçilerin dayanışma aidatı ödemek sureti ile TİS’den yararlanmak istediklerine dair dilekçeleri olmadığı gibi, Sendika üyeliğinden istifa tarihinden sonra TİS’den yararlanıp yararlanmadıklarına dair denetime olanaklı bir inceleme de yapılmamıştır. İşçilerin Sendikadan istifa etmeden önce TİS’den yararlandıkları dönemdeki ücret bordroları istenip, sendikadan istifa ettikleri tarihten sonraki ücret bordroları ile kıyaslanarak Toplu İş Sözleşmesinden yararlanıp yararlanmadıkları tespit edilmelidir.
Sonuç olarak mahkemece yapılacak iş; öncelikle Toplu İş Sözleşmesi süresince işyerinde çalışan işçilerin üyelik süresi ve üyelikten çekilme tarihleri belirlenerek, varsa Toplu İş Sözleşmesi imza tarihinden sonra verilen dayanışma aidatı ödemek suretiyle Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmak isteğine ilişkin dilekçeler nazara alınarak veya dayanışma aidatı dilekçesi vermemiş sendika üyesi olmayan işçilere Toplu İş Sözleşmesinin tüm hükümlerinin uygulaması hali olup olmadığı gözetilerek dayanışma aidatı hesaplanıp yukarıda açıklandığı şekilde hüküm altına almaktan ibarettir.
Eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy