Mahkemesi : Mersin 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/05/2014
Numarası : 2012/822-2014/242
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 26.04.2005 -24.07.2012 tarihleri arasında davalı belediyeye ait taşeron firmalarda asfalt işinde işçi çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiğini, son bir yıla kadar hafta tatili kullanmadığını bildirerek kıdem tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma ücretinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda bilirkişi tarafından davacının fazla mesai ücreti hesaplanırken dosyada bulunan 2012 yılı Haziran ayı bordrosunda fazla mesai tahakkuku olmasına rağmen bu ayın dışlanmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan yine dosyada bulunan puantaj kayıtlarına göre davacıya fazla mesai tahakkukları yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içerisinde banka kayıtları bulunmasa da hizmet cetvelinde prime esas ücret kısmında davacının prime esas ücretinin aylık ücretinden yüksek olarak her ay değişken şekilde gösterildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş davacının bordroları ve maaşının yatırıldığı banka hesap kayıtları istenerek, hizmet cetvelinde yer alan ücretlerle yatırılan ücretlerin örtüşüp örtüşmediği araştırılmalı, gerekirse bu hususta davacı puantaj kayıtları ve hizmet cetveli gösterilmek suretiyle isticvap edilmeli çıkacak sonuca göre fazla mesai ücreti konusunda karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden hatalı bilirkişi raporuna ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması bozma nedenidir.
3-1086 sayılı HUMK.nun 74, 6100 sayılı HMK.nun 26. maddelerinde açıkça belirtildiği üzere “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Taleple bağlılık kuralı gereği hakim davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığını beyan ettiği tarih ile bağlı olup daha fazlasına hükmedemez.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde hafta tatili ücreti talebinde bulunurken “son 1 yıla kadar, hafta tatillerinde çalıştıklarını” bildirmiştir. Buna rağmen bilirkişi tarafından hafta tatili ücreti hesaplanırken bu hususa dikkat edilmemiş ve son 1 yıl dahil hesaplama yapılmıştır. Mahkemece talep aşımı yapılmak suretiyle son bir yıllık hafta tatili ücretine hükmedilmiş olmasıda hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde davalılara iadesine, 01.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy