Mahkemesi : Trabzon 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 19/12/2013
Numarası : 2011/21-2013/959
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı Valilik nezdinde kameraman,fotoğrafçı ve şoför olarak çalıştığını, valinin ve eşinin ilde ve il dışındaki tüm programlarını takip ettiğini, çalışması karşılığı olarak fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile akdi tatil alacaklarının ödenmediğini belirterek bu alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının belirtmiş olduğu çalışma şeklinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, çalışmasının karşılığının yolluk olarak kendisine ödendiğini bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacının taleplerini ispatladığı ancak karşılığının ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamamış olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil, hafta tatili ve akdi tatil çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ve ulusal bayram genel tatil çalışmasın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil çalışması yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacının tüm işçilik alacakları hesaplanırken dosyaya sunulmuş olun , davacıya ait görev yolluk çizelgelerine itibar edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, fazla mesai alacağı hesaplaması yapılırken dosya da tanık dinlenmediğinden görev yolluk çizelgesi olmayan günlerde hafta içi dahi olsa davacının hiçbir çalışmasının olmadığı kabul edilmiştir. Ancak gerek davalının cevabı yazıları, gerekse hayatın olağan akışı gereği dosya da davacının normal mesai saatlerinde zaten çalıştığının kabul edilmesi gerekirken, bazı günlerde görev yolluk çizelgesinin olmaması nedeniyle normal mesai çalışmasının fazla mesai alacağı hesaplanmasında değerlendirilmemesi hatalı olmuştur. Zira davacı bu görev yolluk çizelgesi olmayan dönemlerin bir kısmı için dahi fazla mesai çizelgeleri de sunmuştur. Mahkemece, davacının süresinde bildirildiği ve masraflarını yatırdığı tanıkların dinlenmemesi ve davacının 18.12.2013 tarihli dilekçisiyle davalıdan istenmesini talep ettiği belgelerinde mahkemece davalıdan istenmemesi hatalı olmuştur. Bu nedenle mahkemece öncelikli olarak davacı tarafının süresinde dosyaya isimlerini bildirdiği tanıkları dinlenmeli , davacının mahkeme aracılığı ile davalıdan talep ettiği belgeler dosya arasına alınmalı , tüm bu deliller dosya arasında bulunan mevcut tüm delillerle birlikte yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak değerlendirilmeli ve çıkacak sonuca göre yeniden bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy